2020’de pandemi patladığında Kadıköy’deki evimde salonun köşesine bir masa sıkıştırıp çalışmaya başladım. O masa var ya, sandalyem bile plastikti, üç ay sonra belim yamuldu. Evde çalışmanın ilk kuralı, ergonomik sandalye – o ergonomi laf değil, kesinlikle bambaşka bir kafa açıyor. Sonra bir de ışık meselesi var; güneş görmeyen bir odada pil gibi bitiyor insan. Şimdi ise Berlin’deyim, 2025’in Eylül’ünde IKEA’dan iyi bir masa sandalye aldım, cam kenarı, sabah ışığı tam vuruyor. Eskisiyle kıyaslayınca verimim ikiye katlandı. Evin ortasında çalışıp telefonda bağıra çağıra konuşanlarla cebelleşmekle, kapısı kapanan bir odada çalışmak arasında dev bir performans farkı var. Bir de küçük bir detay: Kahve makinesi masanın dibinde olunca hem zamandan kazanıyorum, hem de modum düşmüyor.
00