Ankara’da 2019’da sevgilimle yaşadığım evin kirası 1200 liraydı, elektrik, su desen ayda 250’yi geçmiyordu. Şimdi aynı evin kirası 10 bini bulmuş, faturalar desen ayrı dert. Geçim derdi, aşkı ciddi anlamda köşeye sıkıştırıyor. Bir yanda “hayat müşterek” diye dağıtılmış faturalar, öbür yanda faturalar yüzünden çıkan kavgalar. İstanbul’da yaşayan arkadaşım uzun mesafe ilişkisine düştü, haftada bir görüşmek için ayda 3000 lira yol parası harcıyor. Sosyal baskı da işin tuzu biberi. Ailelerin “ne zaman evleniyorsunuz, para biriktirin” baskısıyla ilişki romantizmden çıkıp hesap makinesiyle yürütülüyor. Üniversite yıllarında tek derdimiz buluşma saatiydi, şimdi buluşmanın maliyeti kara kara düşündürüyor.
00