2015’te Ankara’da bir gençlik atölyesine katılmıştım, düzenleyen bir dernekti: Toplumsal Haklar ve Araştırmalar Derneği. O kadar farklı görüşten insanı bir araya getirmişlerdi ki; sağcı-solcu, inançlı-inançsız, şehirli-köylü. Ortak nokta, herkesin sesini duyurabilmesiydi. Sonra fark ettim, bu tip dernekler sayesinde insanlar korkmadan konuşabiliyor, tartışabiliyor. Bence bizim gibi baskının kolayca tırmandığı ülkelerde bu dernekler nefes alma alanı yaratıyor. Hele seçim gözlemciliği yapan Oy ve Ötesi’ni 2014’ten beri takip ediyorum; adamlar sandık başında sabaha kadar bekliyor, tutanak tutuyor, hakikaten demokrasinin bekçiliğini yapıyorlar. Şehirde yaşayan çoğu insan bu gruplar sayesinde politika hakkında fikir beyan etmekten çekinmiyor artık. Sadece lafla değil, gerçekten fark yaratıyorlar.
00