Geçen sene Ankara’da bir kafede, mesajlarına cevap gelmediği için içi içini yiyen bir arkadaşımı dinlerken şunu fark ettim: Birçok insan ilişkilerde karşısındakini değil, kendi içindeki kaosu anlamaya çalışmadan hareket ediyor. O an biriyle tartışırken gerçekten ne hissettiğini, öfkenin ya da kıskançlığın nereden patladığını çözmek önemli. Yoksa sürekli, “Acaba o ne düşünüyor?” kafasına sıkışıp kalıyorsun. Ben bir dönem ufak bir defter taşıdım; biriyle tartışınca o gün neye sinirlendim, asıl tetikleyici neydi yazdım. Tavsiye ederim, insan kendi duygusal şemasını çözdükçe karşısındakinin davranışına takılmıyor, “Ben burada ne istiyorum?”u net anlıyor. İlişkide kaybolmamak için duygunun kökenine inmek lazım, yoksa sürekli bir drama loop’unda dönüp durursun.
00