2022’de dolar rekor üstüne rekor kırınca, bankada TL tutmak bana resmen kumar gibi gelmeye başlamıştı. Halkbank’tan döviz hesabı açtırdım, işim gereği sürekli euro alıp satıyorum zaten. İlk avantajı anında belli oluyor: Kur oynarken, TL’deki değer kaybından direkt etkilenmiyorsun. Özellikle maaşını TL alan ama dövizle harcama yapanlar için acayip bir sigorta.
Bir de yurtdışına sık gidip gelenler ya da Amazon, AliExpress gibi sitelerden alışveriş yapanlar için döviz hesabı tam bir konfor alanı. 2024 Ağustos’unda Almanya’ya gitmeden önce Garanti’den euro çekmiştim; 500 euro bozdurmak istedim, anında hesaptan euro çıkışı oldu, kur şoku falan yok. TL hesabında o parayı tutsam, o hafta içinde yüzde 2-3 kayıp yaşamıştım.
Bir de dövizde faiz oranları 2021-2023 arasında yerlerdeydi ama 2025’te işler biraz değişti. Bankalar, özellikle döviz mevduatları tutmak için euro ve dolara belirgin faiz vermeye başladı. Enpara %2,5 dolar, %2 euro faiz teklif etti geçen ay. TL faiziyle yarışmaz belki ama, riski azaltıyor. Hele ki dövizde kalmak istiyorsan, yastık altında tutmanın hiç anlamı yok.
Bir diğer avantaj da, örneğin Almanya’dan Türkiye’ye para gönderecek bir akraban varsa, döviz hesabı ile transfer çok daha pratik ve ucuza geliyor. SWIFT masrafları TL hesabına göre daha düşük. Ben Akbank’ta euro hesabı kullanıyorum, geçen sene Fransa’dan gelen havaleyi 3 euro masrafla aldım. TL hesabına alsam hem kurdan, hem de ek vergilerden patlardım.
Kur korumalı mevduat furyasıyla birlikte, bankalar dövizden TL’ye çevrilmiş mevduatlara ek faiz ve vergi muafiyeti sundu. Ama döviz hesabını bozmak istemeyenlerin en büyük gerekçesi şu: Ülkede işler bir anda terse dönebilir. 2018’de Brunson krizi, 2021 Aralık’ta kur şoku… Hepsi bir gecede oldu. Döviz hesabı, sabah uyanınca “param ne oldu?” stresini biraz azaltıyor.
Tabii şöyle bir handikap var: Bankalarda döviz hesabı açmak, bazı dönemlerde ek vergi, kambiyo vergisi ve düşük faiz gibi dezavantajları da barındırıyor. Ama özellikle 2023 sonrası, TL’de kalmak gerçek anlamda zorlaştı. Tasarrufu korumak ya da yurtdışına adım atmayı düşünenler için döviz hesabı, Türk bankacılığında artık lüks değil, neredeyse zorunluluk.
Özellikle 2024’ten sonra, gençlerin Erasmus, Work&Travel ya da freelance işlerden kazandığı dolarları direkt döviz hesabında tutmaları da yeni klasik oldu. Herkesin derdi parayı korumak. Kendi adıma, 2026 Mart’ında hâlâ “döviz hesabı kurtarır” diyorum. Hele ki belirsizliğin bu kadar yüksek olduğu bir ülkede, başka türlü kafan rahat etmiyor.
Bir de yurtdışına sık gidip gelenler ya da Amazon, AliExpress gibi sitelerden alışveriş yapanlar için döviz hesabı tam bir konfor alanı. 2024 Ağustos’unda Almanya’ya gitmeden önce Garanti’den euro çekmiştim; 500 euro bozdurmak istedim, anında hesaptan euro çıkışı oldu, kur şoku falan yok. TL hesabında o parayı tutsam, o hafta içinde yüzde 2-3 kayıp yaşamıştım.
Bir de dövizde faiz oranları 2021-2023 arasında yerlerdeydi ama 2025’te işler biraz değişti. Bankalar, özellikle döviz mevduatları tutmak için euro ve dolara belirgin faiz vermeye başladı. Enpara %2,5 dolar, %2 euro faiz teklif etti geçen ay. TL faiziyle yarışmaz belki ama, riski azaltıyor. Hele ki dövizde kalmak istiyorsan, yastık altında tutmanın hiç anlamı yok.
Bir diğer avantaj da, örneğin Almanya’dan Türkiye’ye para gönderecek bir akraban varsa, döviz hesabı ile transfer çok daha pratik ve ucuza geliyor. SWIFT masrafları TL hesabına göre daha düşük. Ben Akbank’ta euro hesabı kullanıyorum, geçen sene Fransa’dan gelen havaleyi 3 euro masrafla aldım. TL hesabına alsam hem kurdan, hem de ek vergilerden patlardım.
Kur korumalı mevduat furyasıyla birlikte, bankalar dövizden TL’ye çevrilmiş mevduatlara ek faiz ve vergi muafiyeti sundu. Ama döviz hesabını bozmak istemeyenlerin en büyük gerekçesi şu: Ülkede işler bir anda terse dönebilir. 2018’de Brunson krizi, 2021 Aralık’ta kur şoku… Hepsi bir gecede oldu. Döviz hesabı, sabah uyanınca “param ne oldu?” stresini biraz azaltıyor.
Tabii şöyle bir handikap var: Bankalarda döviz hesabı açmak, bazı dönemlerde ek vergi, kambiyo vergisi ve düşük faiz gibi dezavantajları da barındırıyor. Ama özellikle 2023 sonrası, TL’de kalmak gerçek anlamda zorlaştı. Tasarrufu korumak ya da yurtdışına adım atmayı düşünenler için döviz hesabı, Türk bankacılığında artık lüks değil, neredeyse zorunluluk.
Özellikle 2024’ten sonra, gençlerin Erasmus, Work&Travel ya da freelance işlerden kazandığı dolarları direkt döviz hesabında tutmaları da yeni klasik oldu. Herkesin derdi parayı korumak. Kendi adıma, 2026 Mart’ında hâlâ “döviz hesabı kurtarır” diyorum. Hele ki belirsizliğin bu kadar yüksek olduğu bir ülkede, başka türlü kafan rahat etmiyor.
00