Gezi zamanında Taksim’de bir akşam, bir grup insan sadece “sessiz durmak” istedi diye meydanın polislerle dolduğunu gördüm. Demokrasi “çoğunluğun dediği olsun” diye anlatıldı hep ama, çoğunluğun sesi bazen azınlığın nefesini kesiyor. Hele sosyal medya işi karışık; X’te bir fikir yazdığın an, linç kültürüyle karşılaşıyorsun, sonra “ifade özgürlüğü var” diyorlar. Oysa özgürlük, sadece kendi fikrini bağırmak değil; başkasının fikrini de duymaya tahammül gösterebilmek. Kimse birbirine mikrofon uzatmıyor, herkes megafonla bağırıyor. Eğer bir ülkede vatandaşlar korkmadan, çekinmeden fikir beyan edebiliyorsa, işte o zaman demokrasi gerçek anlamına yaklaşıyor. Ama şu an memlekette “yanlış bir şey söyler miyim” endişesiyle otosansür, en temel refleks oldu.
00