Gaziantep'te, 1990'ların ortasında, annemin sofrası siyasetin meydanıydı. Mermerci mahallede, cuma akşamı pidesini yiyemedik hiç. Babam 1993'te Refah'a oy vermişti, annem hep "sen de mi" diye sorar, o da "ekonomi kötü" derdi. Ben on iki yaşında, ortasında sıkışıp, annenin "bu Özal döneminde altın 100 lira değildi" cümlesini dinlerdim. Bir keresinde enflasyondan başlayan tartışma, cumhuriyet mitingine kadar gitmişti. Çorba soğumuştu, kimse de fark etmemişti. Şimdi masada herkes aynı yerde durmuş gibi görünüyor. Babam hâlâ o dönemin başbakanlarını savunuyor, annem hâlâ "o zaman da böyleydi" diyor. Ben de araya "ama şimdi daha kötü" diye giriş yapıyorum, kardeşim kulaklığını çıkarmıyor. Yemek masasında siyaset bitmiyor, yemek de.