2026 yılında, bir Türk şirketinin teknoloji arenasında örnek gösterilmesi bayağı alışılmadık bir olay. Hele ki GSMA gibi uluslararası devlerin elinde dosyalar dolusu model varken, gelip de Turkcell’in işini “bakın, siz de böyle yapın” diye elden ele dolaştırması ilginç. Durum öyle “bizim çocuklar bu işi başarmış ya” diye gururlanıp geçilecek cinsten değil. Merak edenler için, mevzu 2025’in ikinci yarısında başlıyor. GSMA’nin Londra’daki merkez ofisinde yapılan o meşhur toplantıda, 212 sayfalık bir raporun 37 sayfası sırf Turkcell’in dijital operatör modeline ayrılmış. Adamlar, altını çizerek yazmış: “Dijitalleşmede liderlik.” Ciddi ciddi örnek gösteriyorlar.
Başka ülkelerdeki operatörler hala SMS’ten para kaldırmanın peşindeyken, Turkcell’in BiP, TV+, fizy gibi uygulamalarla kendi ekosistemini kurması GSMA’nin radarına girmiş. Adamlar, klasik operatör kafasından çıkıp teknoloji şirketine dönüşmenin yolunu Turkcell’de bulmuş. Mesela Almanya’daki O2 hâlâ arayüz tasarımında 2018’de kalmışken, burada müşteri tek uygulamadan internet paketini de yüklüyor, fatura da ödüyor, oyun da oynuyor. Hatta geçen ay BiP’in sesli çeviri özelliği Kazakistan’da bile demo olarak kullanıldı.
Bir de şu var: Sadece uygulama yapmakla kalmamışlar, bu işi ölçeklendirmişler. 2023’te 38 milyon aktif dijital müşteri, 2024’te 45 milyona çıkmış. Avrupa’da rakamlar sürünüyor. Telefónica İspanya’da toplam dijital kullanıcı yüzde 25’i anca bulurken, Turkcell şimdiden yüzde 70’i zorluyor. GSMA’nın “model alın” deyip kenara koyduğu sistemin sırrı burada yatıyor: Sadece teknoloji değil, kullanıcıyı da eğitmişler. Annem bile artık Wi-Fi şifresini uygulamadan kopyalıyor, öyle diyeyim.