Üç yıl önce Ankara’da bir ilişkinin fişi çekildi yanımda, hâlâ kulaklarımda o sessizlik. İki insan aynı masada çay içerken, göz göze gelmemek için pencereye bakıyorlardı. Önceden bakışlarıyla anlaşan insanlar, artık “nasılsın” sorusunu bile ezbere sorar oluyor. Kırk yıl hatrı var denen kahve bile acı geliyor. Duygusal bağ kopunca, gündelik muhabbetler bile yavanlaşıyor, en sıradan dokunuş yük gibi geliyor insana. O yakınlık, samimiyet yok olunca geriye düz bir oda ve iki yabancı kalıyor. Kimse yüksek sesle “ben artık yokum” demiyor ama o eksiklik, o soğukluk her hareketin içinde. Gözle görülmez bir duvar çekiliyor aranıza, işte en korkuncu da bu.
00