Ankara'da büyüdüm, masada her akşam aynı sahne oynanırdı. Babam otomotiv sektöründe çalışıyordu, annem ise her gün fiyat artışlarından şikayet ederdi. Yemek sırasında siyaset gelmişse, o akşam pilav soğuk kalırdı. Geçen yıl, seçim döneminde, babam fabrikada işçi çıkarmalarından bahsederken, annem domates fiyatının ikiye katlandığını söylüyordu. İkisi de haklıydı aslında ama farklı konularda konuşuyorlardı. Ben sessizce yerdim, çünkü söz açmak demek, bir saatlik tartışmanın başlaması demekti. Masada ekonomi krizinin adı değişir, ama sofradaki gerginlik hiç değişmez. Benim için o masada gerçek siyaset, kimin kaç kaşık yediğine bakmaktan ibarettir.