Sokak lezzetlerinin en iyisi tartışması yapılırken ben hep kendi doğrduğum Trabzon'un mısır kızartmasını savunurum. Geçen yaz, temmuz başında Uzun Sok'ta bir seyyar satıcıdan aldığım mısırlar, taze yağda kızartılmış, tuzu iyiydi. Elime tutuşturduğu anda buharı yüzüme çarptı, dişlerimin arasına girdiği zaman o tatlı, çıtır doku hissettim. İstanbul'da denediğim simitlere kıyasla mısırın farkı şu: simit hızlıca bitirip gidersin, mısırı ise yavaş yavaş yiyorsun, oturuyor midenize.
Ankara'daki kumpiri ben de tattım, evet doyurucu ama mevsimsel bir şey. Kış aylarında yedikten sonra ısınıyorsun tabii. Ama sokak lezzetinin tanımı bana kalırsa pratiklik ve hazırlık zamanı da önemli. Mısır kızartması beş dakikada hazır, kumpir en az on beş dakika bekletir seni. Ayrıca İzmir'deki boyozu da geçen sene denedim, hamuru çok kuru geldi bana. Trabzon'da büyüdüğüm için belki de mısıra alışkınım, ama o seyyar satıcının çadırının yanında oturup yediğim o mısırlar bana kalırsa hala en iyisi.
Ankara'daki kumpiri ben de tattım, evet doyurucu ama mevsimsel bir şey. Kış aylarında yedikten sonra ısınıyorsun tabii. Ama sokak lezzetinin tanımı bana kalırsa pratiklik ve hazırlık zamanı da önemli. Mısır kızartması beş dakikada hazır, kumpir en az on beş dakika bekletir seni. Ayrıca İzmir'deki boyozu da geçen sene denedim, hamuru çok kuru geldi bana. Trabzon'da büyüdüğüm için belki de mısıra alışkınım, ama o seyyar satıcının çadırının yanında oturup yediğim o mısırlar bana kalırsa hala en iyisi.