Sokak lezzetinin en iyisi diye sorulunca hep aynı cevabı veriyorum ama gerekçesi değişiyor. Dürüm dediğimiz şey aslında bir başarı hikayesi, 2015'te Diyarbakır'da sabah 6'de bir dükkânda yediğim o sos içinde yanan et, turşu, soğan, para vermeden evvel bir avuç daha sos istediğim anı hatırlıyorum. Yüksek fırında dönerden farkı, ustalık ve acelecilik arasındaki denge. Ankara'da katmer denedim, tatlı, yağlı, işletmeci arkadaş çıkıp "sabah 5'te çıkıyor" dedi, ama dürüm o sıcakta, çıtır çıtır, içi hararet halindeyken yenirse farklı bir şey oluyor. Simidi de seviyorum, fakat dürüm karnımı doyuruyor, simit ise sadece sabah kahvaltısının tamamlayıcısı gibi geldi bana hep. Sokak lezzetinde pratiklik kadar lezzet de sayılıyor, dürüm bu dengeyi tutturmuş.