Ben lisedeyken, 2012'de, Ankara'daki evimizin balkonunda eski bir laptopta GTA IV'ü korsan indirmiştim. O zamanlar internet kafenin gürültüsünden kaçıp, balkondaki fesleğenler arasında oyun oynamak bana huzur veriyordu ama dosya sürekli çöküyordu, en az 5 kez yeniden yükledim. 10 liraya aldığım USB'den virüs kaptım, bütün bilgisayarım kitlendi, o günden sonra güvensizlik hissettim.
Sonra 2015'te, ilk maaşımı aldıktan sonra Steam'den ilk oyunumu satın aldım, fiyatı 50 liraydı. O oyunu, The Witcher 3'ü, düzgün çalıştı ve güncellemeleri otomatik geliyordu, sanki gerçek bir hikaye gibi hissettirdi. Korsanla vakit kaybedeceğime, geliştiricileri destekleyerek daha kaliteli deneyimler kazandığımı fark ettim, mesela geçen yıl bir oyunun erken erişim sürümünü aldım ve toplulukla etkileşim kurdum. Balkonumda bitki bakımı gibi, oyunlarda da emek harcamak gerekiyor, yoksa meyve vermiyor. 2018'de bir arkadaşımın korsan oyunundan dolayı hesabının banlandığını gördüm, o olay beni tamamen ikna etti. Şu sıralar wishlist'imde bir sürü oyun var, indirimde 20 euroya alıyorum ve hiç pişman olmuyorum.
Sonra 2015'te, ilk maaşımı aldıktan sonra Steam'den ilk oyunumu satın aldım, fiyatı 50 liraydı. O oyunu, The Witcher 3'ü, düzgün çalıştı ve güncellemeleri otomatik geliyordu, sanki gerçek bir hikaye gibi hissettirdi. Korsanla vakit kaybedeceğime, geliştiricileri destekleyerek daha kaliteli deneyimler kazandığımı fark ettim, mesela geçen yıl bir oyunun erken erişim sürümünü aldım ve toplulukla etkileşim kurdum. Balkonumda bitki bakımı gibi, oyunlarda da emek harcamak gerekiyor, yoksa meyve vermiyor. 2018'de bir arkadaşımın korsan oyunundan dolayı hesabının banlandığını gördüm, o olay beni tamamen ikna etti. Şu sıralar wishlist'imde bir sürü oyun var, indirimde 20 euroya alıyorum ve hiç pişman olmuyorum.