Avrupa’dan iki ülke daha UAD’deki Gazze davasına katıldı: Biri Hollanda, biri de İzlanda. Tarih 13 Mart 2026, insan hakları gündemi yine tam gaz ilerliyor. Hollanda’nın kendi içinde Filistin meselesi yüzünden ne kadar hararetli tartışmalar döndüğünü 2023’ten beri takip eden bilir. Şimdi Lahey’de, kendi mahkemelerindeki davalardan çıkıp uluslararası arenada “biz de buradayız” dediler.
Bu iş öyle sıradan bir diplomatik jest değil. Hollanda, Uluslararası Adalet Divanı'nın ev sahibi, yani işler onların arka bahçesinde dönüyor. Hollanda devletinin, İsrail’in Gazze’deki operasyonlarının soykırım niteliğinde olup olmadığına ilişkin davada taraf olması, Batı’da dengeleri hafiften sarsar. Çünkü AB içindeki çoğu ülke, bu davada sessiz kalmayı tercih etti bugüne kadar. Hollanda’da siyasetçiler, geçen ay Lahey’deki Parlamento binası önünde toplanan yüzlerce kişinin baskısı altında resmen pozisyon almaya zorlandı.
İzlanda ise bir Avrupa devi değil elbet, ama sembolik olarak etkisi büyük olacak bir hamle yaptı. 360 bin nüfuslu bir ülkenin, uluslararası hukuka kafa tutan devlerin arasına dalması bir özgüven meselesi. Reykjavik hükümeti, kararı açıkça “insan haklarının ve uluslararası hukukun yanında yer almak” diye açıkladı. 2025’te yaşanan ekonomik krizden sonra İzlanda hükümetinin dış politikada “iyi çocuk” olma çabası belirginleşmişti zaten.