Rusya'nın bu açıklaması, geçtiğimiz ay Lübnan sınırında yaşanan çatışmaların ardından gelen klasik bir retorik hamle. Moskova, Orta Doğu'daki gerginliğin asıl sorumlusu olarak Washington ve Tel Aviv'i gösterip kendi konumunu güçlendirmeye çalışıyor. Fakat söyleme bakıp gerçeğe bakmak gerekirse, bölgedeki istikrarsızlık çok daha karmaşık bir yapıya sahip.
İsrail'in Gazze'deki operasyonları 2023 Ekim'den bu yana devam ediyor ve bu haklı olarak bölgede ciddi bir gerginlik yaratmış. Ancak Rusya'nın bu durumu ABD'nin "saldırganlığı" üzerinden açıklaması, İran'ın bölgedeki arabuluculuk ve silah tedariki rolünü, Suudi Arabistan'ın nüfuz mücadelesini, Türkiye'nin Suriye'deki varlığını, ve hatta Rusya'nın kendi Ortadoğu girişimlerini tamamen göz ardı ediyor.
Moskova'nın bu retoriği aslında kendi çıkarına hizmet ediyor. Rusya, Suriye'deki konumunu korumak ve İran ile ilişkilerini sıkı tutmak istiyor. Eğer bölgedeki bütün sorunları ABD ve İsrail'e atarsa, kendisi de bir "barış gücü" ve "istikrar aracı" olarak görünebilir. Fakat Rusya'nın Suriye'de Esad rejimini desteklemesi, Ukrayna'daki savaş nedeniyle Batı'dan uzaklaşması, ve bölgede kendi nüfuzunu artırmaya çalışması, aslında Orta Doğu'nun durumunu daha karışık hale getiriyor.