Mahkemelerin siyasi bir silah haline gelmesi, başka ülkelerde yaşanan mekanizmaların bizde de işlemeye başladığını gösteriyor. Gürlek'in tepkisi aslında çok basit bir noktaya işaret ediyor: yargı bağımsızlığı ortadan kalktığında, o kurumun meşruiyeti de gider.
Bir dosya açılması, bir soruşturma başlatılması, bir tanık çağrılması—bunların hepsi siyasi hesaplaşmanın aracı haline gelince, hukuk devleti diye bir şey kalmıyor. Mahkemeler bu noktada ne suçluyu cezalandırır ne suçsuzları korur; sadece güç sahibinin emrine amade bir kurum olur.
Sorulması gereken şey şu: bir ülkede siyasiler mahkemede yargılanırken, o ülkenin kurumları özgür sayılabilir mi? Cevap hayır. Yargı sistemi partizanlığa dönerse, adalet de dışarıya kalır. Gürlek'in sesini çıkarması da bu nedenle önemli—en azından birisi uyarıyor ki bu yolda gidersek ne kaybediyoruz.
Bir dosya açılması, bir soruşturma başlatılması, bir tanık çağrılması—bunların hepsi siyasi hesaplaşmanın aracı haline gelince, hukuk devleti diye bir şey kalmıyor. Mahkemeler bu noktada ne suçluyu cezalandırır ne suçsuzları korur; sadece güç sahibinin emrine amade bir kurum olur.
Sorulması gereken şey şu: bir ülkede siyasiler mahkemede yargılanırken, o ülkenin kurumları özgür sayılabilir mi? Cevap hayır. Yargı sistemi partizanlığa dönerse, adalet de dışarıya kalır. Gürlek'in sesini çıkarması da bu nedenle önemli—en azından birisi uyarıyor ki bu yolda gidersek ne kaybediyoruz.
00