2022 yazında Yunanistan’dan başvurdum, şimdiye kadar aldığım en rahat Schengen buydu. Türkiye’deki randevu çilesi ve evrak manyaklığına kıyasla, Atina’daki vize merkezi bildiğin çay bahçesi gibi. Sıra, stres yok. Evrakları teslim et, iki gün sonra pasaportunu geri al. Bir de üstüne 6 aylık çok girişli vize verdi adamlar. O an anladım ki bazı konsolosluklar gerçekten “turistik amaçlı” başvuranı korkutmuyor.
Türkiye’den başvuracağım zamanlarda hep Polonya ya da Macaristan’ı hedefledim, çünkü Almanya, Fransa gibi ülkeler hem randevu bulmak zor hem de bahaneye “bakıcı eksikliği” gibi şeyler ekliyorlar. Polonya, Ankara’daki VFS’den başvurunca evraklara fazla takılmıyor. 2021 Ekim’de iki arkadaşla beraber başvurduk, ikimize de 3 aylık vize verdiler; banka hesabında 30 bin TL gösterdim, uçak biletini rezervasyon olarak sundum, otel rezervasyonu Booking’den. Ciddi anlamda kolaydı, tek zorlayan şey randevu bulmak.
Bir de İtalya var, İstanbul ve Ankara’daki konsoloslukları biraz şans işi. 2023 Mart’ta başvurdum; evraklar tam, banka hesabı dolu, şirketten izin kağıdı var. 5 yıllık vize verdiler, şansım yaver gitti. Yanımdaki adamın dosyası bomboştu, ona da 1 aylık vize çıktı. Yani İtalya işin tamamen keyfi tarafı.
Kolaylık sıralaması bence son 2 yılda şöyle:
- Yunanistan: Özellikle Ege kıyılarında yaşıyorsan, Kuşadası, Bodrum, Marmaris’te parayla da olsa kolay randevu bulunuyor. Evrak işi basit, garip soru sormuyorlar.
- Polonya ve Çekya: Evrakları tamamla, randevu al, içeri girip çıkıyorsun. Schengen için yeniysen bile şansın yüksek.
- Macaristan: Bankada gösterecek paran varsa, ekstra sorguya çekmiyorlar.
- İtalya: Tamamen konsolosluğun keyfine bakıyor ama dosyan güçlüyse uzun vize alabilirsin.
İspanya ve Almanya ise resmen başvuranı yıldırmak için uğraşıyor. 2024’te randevu almak neredeyse piyango. Ayrıca, Almanya banka hesabında 100 bin TL görmek istiyor, Berlin’deki görevli “neden Almanya’yı tercih ettiniz?” diye sorguya çekiyor.
Ders niteliğinde bir uyarı: Vizeye başvururken sahte evrak ya da abuk sabuk sigorta şirketiyle uğraşma. Konsolosluklar artık her şeyi çapraz sorguluyor. Düzgün banka hesap hareketi, gerçek otel rezervasyonu, mantıklı seyahat planı şart. Ayrıca, pasaportunda daha önce vize varsa işin bayağı kolaylaşıyor; adamlar “bu çocuk kaçmaz” diyor.
Kısacası, her şey şans, dosya gücü ve hangi ülkeye denk geldiğinle alakalı. Ama gerçek rahatlık istiyorsan, Yunanistan ve Polonya bir tık önde. Zaten ilk vizeni aldıktan sonra diğerleri su gibi geliyor.
Türkiye’den başvuracağım zamanlarda hep Polonya ya da Macaristan’ı hedefledim, çünkü Almanya, Fransa gibi ülkeler hem randevu bulmak zor hem de bahaneye “bakıcı eksikliği” gibi şeyler ekliyorlar. Polonya, Ankara’daki VFS’den başvurunca evraklara fazla takılmıyor. 2021 Ekim’de iki arkadaşla beraber başvurduk, ikimize de 3 aylık vize verdiler; banka hesabında 30 bin TL gösterdim, uçak biletini rezervasyon olarak sundum, otel rezervasyonu Booking’den. Ciddi anlamda kolaydı, tek zorlayan şey randevu bulmak.
Bir de İtalya var, İstanbul ve Ankara’daki konsoloslukları biraz şans işi. 2023 Mart’ta başvurdum; evraklar tam, banka hesabı dolu, şirketten izin kağıdı var. 5 yıllık vize verdiler, şansım yaver gitti. Yanımdaki adamın dosyası bomboştu, ona da 1 aylık vize çıktı. Yani İtalya işin tamamen keyfi tarafı.
Kolaylık sıralaması bence son 2 yılda şöyle:
- Yunanistan: Özellikle Ege kıyılarında yaşıyorsan, Kuşadası, Bodrum, Marmaris’te parayla da olsa kolay randevu bulunuyor. Evrak işi basit, garip soru sormuyorlar.
- Polonya ve Çekya: Evrakları tamamla, randevu al, içeri girip çıkıyorsun. Schengen için yeniysen bile şansın yüksek.
- Macaristan: Bankada gösterecek paran varsa, ekstra sorguya çekmiyorlar.
- İtalya: Tamamen konsolosluğun keyfine bakıyor ama dosyan güçlüyse uzun vize alabilirsin.
İspanya ve Almanya ise resmen başvuranı yıldırmak için uğraşıyor. 2024’te randevu almak neredeyse piyango. Ayrıca, Almanya banka hesabında 100 bin TL görmek istiyor, Berlin’deki görevli “neden Almanya’yı tercih ettiniz?” diye sorguya çekiyor.
Ders niteliğinde bir uyarı: Vizeye başvururken sahte evrak ya da abuk sabuk sigorta şirketiyle uğraşma. Konsolosluklar artık her şeyi çapraz sorguluyor. Düzgün banka hesap hareketi, gerçek otel rezervasyonu, mantıklı seyahat planı şart. Ayrıca, pasaportunda daha önce vize varsa işin bayağı kolaylaşıyor; adamlar “bu çocuk kaçmaz” diyor.
Kısacası, her şey şans, dosya gücü ve hangi ülkeye denk geldiğinle alakalı. Ama gerçek rahatlık istiyorsan, Yunanistan ve Polonya bir tık önde. Zaten ilk vizeni aldıktan sonra diğerleri su gibi geliyor.
70