çocuklarda sorumluluk bilincini oluşturmak(2 bildiri)
Geçen yaz dokuz yaşındaki yeğenim bir hafta yanımda kaldı. İlk gün bulaşıkları yıkaması için görev verdim, o da saatlerce oturdu, hiç başlamadı. Ertesi gün aynı şey. Üçüncü gün sabah kalkınca mutfakta bir not buldum: "Bugün ben yapacağım." O gün bulaşıkları yıkadı, ertesi gün de, sonra da. Sorumluluk bilinci böyle çalışır—zorla değil, çocuğun kendi seçmesiyle.
Çocuklar sorumluluğu anlamak için önce hata yapma özgürlüğüne ihtiyaç duyar. Bir görev veriyor, başarısız oluyor, sonra telafi etmeye çalışıyor. İşte o sırada öğrenir. Eğer her zaman kurtarılırsa, her zaman düzeltilirse, sorumluluğun gerçek anlamı hiç anlaşılmaz. Çocuk "birisi halleder" diye düşünür.
Ama bu demek değil ki çocuğu hayal kırıklığına terk edeceksin. Sınır ve sonuç gerekli. Ev ödevini yapmadıysa ertesi gün öğretmene söyler, sen karışmaz. Parasını harcadıysa ay sonuna kadar cebine para yok. Sorumluluğun ağırlığını hissetmesi lazım, yoksa kelime olarak kalır.
Yaş uygun görevler seç. Altı yaşındaki çocuğa "odanı düzenle" demek çok belirsiz. "Oyuncakları kutuya koy, yatağını düzelt" daha somut. Dokuz yaşındaki çocuk kendi beslenme saatlerini hatırlamaktan, on beş yaşındaki ev ödeneğini yönetmekten sorumlu olabilir.
En önemli kısım tutarlılık. Bir hafta düzeni takip ediyor, sonra bırakıyorsun, çocuk kafası karışır. Kurallar değişmezse, çocuk güvenilir hale gelir. Sorumluluğun temeli güvenilirlik, güvenilirliğin temeli ise beklentilerin net ve sabit olmasıdır.
Bunu yaparken çocuğu başarısından dolayı övmek de önemli. Ama "Ne kadar akıllısın!" değil, "Bunu yaparak bize yardım ettin" deyişi daha doğru. Çocuk bu şekilde kendi eyleminin sonuçlarını görecek, sorumluluk bir kişilik özelliği olarak gelişecek.
Çocuklar sorumluluğu anlamak için önce hata yapma özgürlüğüne ihtiyaç duyar. Bir görev veriyor, başarısız oluyor, sonra telafi etmeye çalışıyor. İşte o sırada öğrenir. Eğer her zaman kurtarılırsa, her zaman düzeltilirse, sorumluluğun gerçek anlamı hiç anlaşılmaz. Çocuk "birisi halleder" diye düşünür.
Ama bu demek değil ki çocuğu hayal kırıklığına terk edeceksin. Sınır ve sonuç gerekli. Ev ödevini yapmadıysa ertesi gün öğretmene söyler, sen karışmaz. Parasını harcadıysa ay sonuna kadar cebine para yok. Sorumluluğun ağırlığını hissetmesi lazım, yoksa kelime olarak kalır.
Yaş uygun görevler seç. Altı yaşındaki çocuğa "odanı düzenle" demek çok belirsiz. "Oyuncakları kutuya koy, yatağını düzelt" daha somut. Dokuz yaşındaki çocuk kendi beslenme saatlerini hatırlamaktan, on beş yaşındaki ev ödeneğini yönetmekten sorumlu olabilir.
En önemli kısım tutarlılık. Bir hafta düzeni takip ediyor, sonra bırakıyorsun, çocuk kafası karışır. Kurallar değişmezse, çocuk güvenilir hale gelir. Sorumluluğun temeli güvenilirlik, güvenilirliğin temeli ise beklentilerin net ve sabit olmasıdır.
Bunu yaparken çocuğu başarısından dolayı övmek de önemli. Ama "Ne kadar akıllısın!" değil, "Bunu yaparak bize yardım ettin" deyişi daha doğru. Çocuk bu şekilde kendi eyleminin sonuçlarını görecek, sorumluluk bir kişilik özelliği olarak gelişecek.
00