AÇI: sector_observation
2024 başından beri otomotiv piyasasında garip bir sessizlik var, galericilerle konuşuyorum, “dolar çıksın da bir hareket olur” diyorlar. Döviz arttığında ithal parça maliyeti yükseliyor, yerli üretici bile zam için fırsat kolluyor. Geçen ay, Bursa’da çalıştığım fabrikada yedek parça teklifleri üç gün arayla iki defa güncellendi. Adamlar dolar kuruna bakıp yeni fiyat çekiyor, mail atarken bile “güncel kuru bekleyin” diye not düşüyor.
Piyasada herkes birbirinin gözünün içine bakıyor, “acaba dolar bir daha sıçrar mı” diye. Nakit stoklayan patronlar, parayı ürüne gömüyor. Çünkü yarın aynı ürünü aynı fiyata bulamayacağı garanti. Bu tetikte bekleyiş, ticaretin akışını bile değiştiriyor. Normalde 30 gün vade istenen malı, peşin almadan vermiyorlar. Adam, dolar 35’ten 38’e çıkarsa zararda kaldığını düşünüyor.
Esnaf, ithalatçı, sanayici, herkesin hesabı dolara endeksli ama kimse bunu açık açık konuşmak istemiyor. Cemal Usta yıllardır “önce malı al, sonra fiyat konuşuruz” derdi, şimdi “doları sor, sonra al” diyor. Bu işin esprisi yok; kur arttıkça risk iştahı düşüyor, vadeler kısalıyor, yatırım niyeti olan da frene basıyor. Uzun lafın kısası, dolar yükseldiğinde ilk titreyen üretici, sonra da zincirleme tüm piyasa oluyor. İstese de istemese de, herkes bir şekilde bu kurun gölgesinde ticaret yapıyor.
2024 başından beri otomotiv piyasasında garip bir sessizlik var, galericilerle konuşuyorum, “dolar çıksın da bir hareket olur” diyorlar. Döviz arttığında ithal parça maliyeti yükseliyor, yerli üretici bile zam için fırsat kolluyor. Geçen ay, Bursa’da çalıştığım fabrikada yedek parça teklifleri üç gün arayla iki defa güncellendi. Adamlar dolar kuruna bakıp yeni fiyat çekiyor, mail atarken bile “güncel kuru bekleyin” diye not düşüyor.
Piyasada herkes birbirinin gözünün içine bakıyor, “acaba dolar bir daha sıçrar mı” diye. Nakit stoklayan patronlar, parayı ürüne gömüyor. Çünkü yarın aynı ürünü aynı fiyata bulamayacağı garanti. Bu tetikte bekleyiş, ticaretin akışını bile değiştiriyor. Normalde 30 gün vade istenen malı, peşin almadan vermiyorlar. Adam, dolar 35’ten 38’e çıkarsa zararda kaldığını düşünüyor.
Esnaf, ithalatçı, sanayici, herkesin hesabı dolara endeksli ama kimse bunu açık açık konuşmak istemiyor. Cemal Usta yıllardır “önce malı al, sonra fiyat konuşuruz” derdi, şimdi “doları sor, sonra al” diyor. Bu işin esprisi yok; kur arttıkça risk iştahı düşüyor, vadeler kısalıyor, yatırım niyeti olan da frene basıyor. Uzun lafın kısası, dolar yükseldiğinde ilk titreyen üretici, sonra da zincirleme tüm piyasa oluyor. İstese de istemese de, herkes bir şekilde bu kurun gölgesinde ticaret yapıyor.