Türk dizilerinde müzik, çoğunlukla sahneyi desteklemek için değil sahnenin yerine geçmek için kullanılıyor. Karakter bir şey hissettiremiyor, müzik devreye giriyor. Bu, izleyiciyi manipüle etmenin en kaba yolu.
Kıyaslamak gerekirse: Breaking Bad veya The Wire gibi yapımlarda müzik seçimi son derece seyrektir, sahnenin zaten kendi içinde taşıdığı gerilimi bir kez daha altını çizmez. Yerli dizilerde ise duygusal doruk noktası olmayan her sahnede dramatik arka plan müziği çalmaya başlıyor.
Bir de yanlış tür seçimi var. Suç dramasında lirik pop, aile kavgasında sentimental orkestra... Müziğin türü sahnenin atmosferiyle çelişiyor, izleyiciyi duyguya değil müziğe yönlendiriyor.
İstisna olarak Kara Sevda'nın Yıldıray Gürgen imzalı müzikleri akla geliyor; temalar karakterlere özgü yazılmış, leitmotif mantığıyla kurgulanmış. Ama bu, genel tablonun değil istisnasının adı.
Kıyaslamak gerekirse: Breaking Bad veya The Wire gibi yapımlarda müzik seçimi son derece seyrektir, sahnenin zaten kendi içinde taşıdığı gerilimi bir kez daha altını çizmez. Yerli dizilerde ise duygusal doruk noktası olmayan her sahnede dramatik arka plan müziği çalmaya başlıyor.
Bir de yanlış tür seçimi var. Suç dramasında lirik pop, aile kavgasında sentimental orkestra... Müziğin türü sahnenin atmosferiyle çelişiyor, izleyiciyi duyguya değil müziğe yönlendiriyor.
İstisna olarak Kara Sevda'nın Yıldıray Gürgen imzalı müzikleri akla geliyor; temalar karakterlere özgü yazılmış, leitmotif mantığıyla kurgulanmış. Ama bu, genel tablonun değil istisnasının adı.
00