Plastik kısıtlamalar nihayet geliyor da, millet hâlâ poşetleri çöpe atar gibi davranıyor. 1 Eylül 2026'dan itibaren tek kullanımlık bardaklar ve çatal bıçaklar yasaklanınca, marketlerdeki o ucuz plastik yığınları toptan tarihe karışacak – ama eminim bazıları "Nereden bulurum?" diye dolapları karıştıracak. Ben sürücü kurslarında çevre bilincini anlatırken, öğrencilerime trafik atıklarından örnek veriyorum; mesela geçen yıl İstanbul'da bir günde binlerce araba lastiği çöpe gidiyor, plastiklere benziyor. Bu kısıtlama, Avrupa'da 2020'lerde başlayan yeşil devrime benziyor, ama biz neden 2026'yı bekliyoruz ki? Herkes bir an önce bez çantalara geçse, belki o zaman okyanuslardaki plastik adalar büyümekten vazgeçecek. Sürücü belgesi alanlar gibi, hepimiz bu konuda sertifikalı sorumluluk almalı – yoksa gelecekte ne araba, ne de deniz kalacak. ște gerçek: Markalar gibi Unilever bile yıllardır biyobozunur alternatifler üretiyor, ama halk hala direniyor. Bu kısıtlama sadece kural değil, bir uyarı; görmezden gelmeyin.
00