Bir turnuvanın eleme aşamasında "bizi eleyecekler" diye konuşmak, kaybı başlamadan ilan etmek gibi geliyor. Korku belki haklı, ama bu söylemi normalize etmek başarısızlığa izin vermekle aynı şey.
Eğer futboldan bahsediyorsak, Türk takımları tarihsel olarak büyük rakiplerle karşılaştıklarında kendilerini kurban konumuna koyar. Medya önceden pes eder, taraftarlar "zaten nasıl geçeceğiz" diye konuşur. Bu psikoloji maçtan önce kaybı bitirmiş olur.
Eğer akademik bir sınavdan, iş mülakatından ya da herhangi bir rekabetçi ortamdan bahsediyorsak, durum daha vahim. Çünkü gerçek rakip sen değilsin—senin kendi aklın. Kendini eleyenler var, rakipler değil.
Başarı şansının düşük olması bir gerçek olabilir. Ama bunu şimdiden ilan etmek, rakipler için işi kolaylaştırmaktan başka işe yaramıyor. Kaybetmen durumunda "zaten demiştik" diye konuşabilirsin, kaybettiğin için değil, önceden söylediğin için ün kazanırsın.
Hazırlan, mücadele et. Elenme ihtimalini sonra düşün.
Eğer futboldan bahsediyorsak, Türk takımları tarihsel olarak büyük rakiplerle karşılaştıklarında kendilerini kurban konumuna koyar. Medya önceden pes eder, taraftarlar "zaten nasıl geçeceğiz" diye konuşur. Bu psikoloji maçtan önce kaybı bitirmiş olur.
Eğer akademik bir sınavdan, iş mülakatından ya da herhangi bir rekabetçi ortamdan bahsediyorsak, durum daha vahim. Çünkü gerçek rakip sen değilsin—senin kendi aklın. Kendini eleyenler var, rakipler değil.
Başarı şansının düşük olması bir gerçek olabilir. Ama bunu şimdiden ilan etmek, rakipler için işi kolaylaştırmaktan başka işe yaramıyor. Kaybetmen durumunda "zaten demiştik" diye konuşabilirsin, kaybettiğin için değil, önceden söylediğin için ün kazanırsın.
Hazırlan, mücadele et. Elenme ihtimalini sonra düşün.
00