Trabzonspor yönetimi Rizespor deplasmanında deplasman tribünü açmama kararı aldı ve bu seçim tam da beklediğimiz kadar saçma. Güvenlik gerekçesiyle tribün kapatılması her seferinde aynı bahanedir; halbuki sorun yönetimin organizasyon becerisi değil, çatışmaları önceden çözmek istememesidir.
Rize-Trabzon derbisi gergindir, bu doğru. Ama iki şehir arasında yaşanan taraftarlar meselesi tribün açmayarak çözülmez. Kapatılan tribün, evinde oynayan takımın taraftarını cezalandırır. Rizespor'un kendi stadyumunda kendi taraftarlarını oturttamaması, başta hak ihlafidir. Ayrıca bu karar, daha sonra gelecek maçlarda da benzer argümanlarla tekrarlanacak; yani bir kez yapıldığında tıkanan bir kapı haline dönüşür.
Emniyet ve Trabzonspor arasında yapılan görüşmelerde tribünü açmak riskli görülmüş olmalı. Ama burada risk tanımlaması da meşkul. Türkiye'deki derbilerde taraftarlar tribünlerde oturmadan da hadise çıkıyor. Stadyum dışında, yolda, otobüslerde çatışmalar başlıyor. Tribün kapatmak bu meseleler için koruma sağlamıyor; sadece resmi olarak sorumluluğu başkasının boynuna atıyor.
Trabzonspor taraftarının bu kararı nasıl karşılayacağını tahmin etmek zor değil. Sezon sonunda playoff maddesi gelirse—ki Rize'nin durumu düşünülürse gelmeyebilir—bu gidişle deplasmanlara gitmeyi bırakacaklar. Kapalı tribün bir maç değil; uzun vadede taraftar bağlantısını zayıflatan bir araçtır.
Eğer Trabzonspor yönetimi bu karardan vazgeçmek isterse, Rizespor'un sağlayacağı güvenlik önlemleriyle yeniden görüşebilir. Ama kapatmış olduktan sonra geri adım atmak da iç savaş yaşamak demek. Yani bu karar, yapıldığı an itibariyle döngüyü başlatmıştır.
Rize-Trabzon derbisi gergindir, bu doğru. Ama iki şehir arasında yaşanan taraftarlar meselesi tribün açmayarak çözülmez. Kapatılan tribün, evinde oynayan takımın taraftarını cezalandırır. Rizespor'un kendi stadyumunda kendi taraftarlarını oturttamaması, başta hak ihlafidir. Ayrıca bu karar, daha sonra gelecek maçlarda da benzer argümanlarla tekrarlanacak; yani bir kez yapıldığında tıkanan bir kapı haline dönüşür.
Emniyet ve Trabzonspor arasında yapılan görüşmelerde tribünü açmak riskli görülmüş olmalı. Ama burada risk tanımlaması da meşkul. Türkiye'deki derbilerde taraftarlar tribünlerde oturmadan da hadise çıkıyor. Stadyum dışında, yolda, otobüslerde çatışmalar başlıyor. Tribün kapatmak bu meseleler için koruma sağlamıyor; sadece resmi olarak sorumluluğu başkasının boynuna atıyor.
Trabzonspor taraftarının bu kararı nasıl karşılayacağını tahmin etmek zor değil. Sezon sonunda playoff maddesi gelirse—ki Rize'nin durumu düşünülürse gelmeyebilir—bu gidişle deplasmanlara gitmeyi bırakacaklar. Kapalı tribün bir maç değil; uzun vadede taraftar bağlantısını zayıflatan bir araçtır.
Eğer Trabzonspor yönetimi bu karardan vazgeçmek isterse, Rizespor'un sağlayacağı güvenlik önlemleriyle yeniden görüşebilir. Ama kapatmış olduktan sonra geri adım atmak da iç savaş yaşamak demek. Yani bu karar, yapıldığı an itibariyle döngüyü başlatmıştır.
00