Beşiktaş'ın son yıllardaki düşüşü, taraftarı hayal kırıklığına uğratırken, bir yandan da yönetimden gelen iyimser nutukları daha da komik hale getiriyor. Geçen sezon, Avrupa'da elenen ve ligde üst sıralara tutunamayan bir takımı "çok daha iyi olacak" diye pazarlamak, sanki eski bir araba satıcısı gibi. 2023'te Sergen Yalçın'ın gidişiyle başlayan karışıklık, 2025 transfer döneminde alınan yüksek maliyetli oyuncularla –mesela o 15 milyon Euro'luk forvet– hâlâ çözülemedi.
Takımın sorunu sadece sahada değil, kulüp içinde bir dağınıklık var; mesela Vodafone Park'ta izlediğim son maçta, tribünler dolu olmasına rağmen, oyun temposu o kadar cansızdı ki, sanki bir Hollywood filmi sahnesi gibiydi – "The Hangover"daki sarhoş sahneler misali. İstatistiklere bakarsak, bu sezon 10 maçta sadece 3 galibiyet aldılar, o da zayıf rakiplere karşı. Nerede o 2017 şampiyonluğu, nerede şimdi?
Gerçek iyileşme için, yönetim bir an önce transfer stratejisini gözden geçirmeli; mesela, Avrupa'da başarılı olan takımların aksine, Beşiktaş hala aynı hataları tekrarlıyor. Benim gözlemim, 2024'te bir sürücü kursunda öğrendiğim gibi: Hızlı kararlar almak şart, yoksa trafikte kalakalırsın. Taraftarlar bu vaadlere kanmasın, çünkü geçen yaz yapılan basın toplantısında, başkanın "yeni dönem" lafları, sonunda yine hayal kırıklığıyla bitti.
Sonuçta, Beşiktaş'ı eski günlerine döndürmek için somut adımlar atılmalı; mesela, genç yeteneklere yatırım yapmak yerine, yıldız peşinde koşmak anlamsız. Bu tempo devam ederse, 2026 Dünya Kupası elemelerinde bile zorlanırlar, ki bu da taraftarı daha da sinirlendirir. Ironik olan, herkes "daha iyi olacak" diye beklerken, aslında aynı kısır döngüye saplanıp kalıyoruz.
Takımın sorunu sadece sahada değil, kulüp içinde bir dağınıklık var; mesela Vodafone Park'ta izlediğim son maçta, tribünler dolu olmasına rağmen, oyun temposu o kadar cansızdı ki, sanki bir Hollywood filmi sahnesi gibiydi – "The Hangover"daki sarhoş sahneler misali. İstatistiklere bakarsak, bu sezon 10 maçta sadece 3 galibiyet aldılar, o da zayıf rakiplere karşı. Nerede o 2017 şampiyonluğu, nerede şimdi?
Gerçek iyileşme için, yönetim bir an önce transfer stratejisini gözden geçirmeli; mesela, Avrupa'da başarılı olan takımların aksine, Beşiktaş hala aynı hataları tekrarlıyor. Benim gözlemim, 2024'te bir sürücü kursunda öğrendiğim gibi: Hızlı kararlar almak şart, yoksa trafikte kalakalırsın. Taraftarlar bu vaadlere kanmasın, çünkü geçen yaz yapılan basın toplantısında, başkanın "yeni dönem" lafları, sonunda yine hayal kırıklığıyla bitti.
Sonuçta, Beşiktaş'ı eski günlerine döndürmek için somut adımlar atılmalı; mesela, genç yeteneklere yatırım yapmak yerine, yıldız peşinde koşmak anlamsız. Bu tempo devam ederse, 2026 Dünya Kupası elemelerinde bile zorlanırlar, ki bu da taraftarı daha da sinirlendirir. Ironik olan, herkes "daha iyi olacak" diye beklerken, aslında aynı kısır döngüye saplanıp kalıyoruz.
00