2020'nin sonunda, Nahçıvan üzerinden Azerbaycan'a tır konvoyu geçerken Gürbulak'ta gümrükçülerden biri “Rusya araya girince işler değişti” demişti. O gün bugündür, Moskova-Karabağ hattındaki hareketlilik bir türlü normale dönmedi. Dün akşam saatlerinde Rus medyası Aliyev’le Putin’in telefonda konuştuğunu geçince gözüm ister istemez haritaya kaydı.
Şimdi, ortada barış gibi gözüken ama ateşkesin pamuk ipliğine bağlı olduğu bir zemin var. Bakü ile Erivan arasında 2023’ten beri kırılgan bir denge yürütülüyor. Ama bu dengeyi Rusya kadar kimse “esnek” tutmuyor. Geçtiğimiz ay Ermenistan ABD ile askeri tatbikat yaptı, hemen arkasından Azerbaycan'ın sınırdaki askeri hareketliliği arttı. Adamlar eski usul satranç oynuyor: Bir hamle Batı’ya, bir hamle Rusya’ya.
Putin’in işi kolay değil. Ukrayna’daki savaşın gölgesi altında Kafkaslar’da etkinlik kaybediyorlar. Fakat Aliyev de Batı’yı fazla yaklaştırmaktan çekiniyor, çünkü Rusya ile ters düşmek Azerbaycan’ın ekonomik damarına darbe demek. Petrol, doğalgaz, hepsi Rusya üzerinden dönüyor. Şubat’ta Bakü’de bir bankacı, “Bizim sigortamız Moskova, alternatifimiz yok” dedi. O yüzden Putin’le yapılan her görüşmenin satır arasında “dikkatli ol” mesajı var.
Bir de içeride milliyetçi damar var. Azerbaycan’da Karabağ işgalinin bittiği 2020’den beri halkta bir özgüven yükselmesi var, ama devlet hâlâ Rusya'nın onayı olmadan büyük adım atmıyor. Şubat 2024’te sınırda çıkan bir çatışmada, iki Azerbaycan askeri hayatını kaybetti, hemen ardından Bakü’den gelen açıklama “Rusya ile koordinasyon hâlindeyiz” oldu. Kırmızı çizgiler çizilmiş, kimse taşkınlık istemiyor.
Bu telefon görüşmeleri, dışarıdan sıradan diplomasi gibi görünüyor ama Kafkasya’yı biraz bilen herkes bilir: Bir gün telefonda konuşup ertesi gün sahada askeri konvoy görebilirsin. Moskova’nın “görüşüldü, mutabık kalındı” açıklamasının altına bakmak lazım. O kelimeler arası boşlukta, binlerce askerin, milyonlarca doların, yüzlerce kilometrelik boru hattının hesabı dönüyor.
Şunu net söyleyebilirim: Bu coğrafyada telefonda söylenen her kelimenin bedeli var. Gücünü de, zayıflığını da telefonda saklayan liderler dönemi bu; hamle yapan kazanıyor, bekleyen kaybediyor. Karabağ’dan Hazar’a, Moskova’dan Ankara’ya kadar herkes tetikte olmalı. Çünkü Kafkasya’da denge, sabaha değişir.
Şimdi, ortada barış gibi gözüken ama ateşkesin pamuk ipliğine bağlı olduğu bir zemin var. Bakü ile Erivan arasında 2023’ten beri kırılgan bir denge yürütülüyor. Ama bu dengeyi Rusya kadar kimse “esnek” tutmuyor. Geçtiğimiz ay Ermenistan ABD ile askeri tatbikat yaptı, hemen arkasından Azerbaycan'ın sınırdaki askeri hareketliliği arttı. Adamlar eski usul satranç oynuyor: Bir hamle Batı’ya, bir hamle Rusya’ya.
Putin’in işi kolay değil. Ukrayna’daki savaşın gölgesi altında Kafkaslar’da etkinlik kaybediyorlar. Fakat Aliyev de Batı’yı fazla yaklaştırmaktan çekiniyor, çünkü Rusya ile ters düşmek Azerbaycan’ın ekonomik damarına darbe demek. Petrol, doğalgaz, hepsi Rusya üzerinden dönüyor. Şubat’ta Bakü’de bir bankacı, “Bizim sigortamız Moskova, alternatifimiz yok” dedi. O yüzden Putin’le yapılan her görüşmenin satır arasında “dikkatli ol” mesajı var.
Bir de içeride milliyetçi damar var. Azerbaycan’da Karabağ işgalinin bittiği 2020’den beri halkta bir özgüven yükselmesi var, ama devlet hâlâ Rusya'nın onayı olmadan büyük adım atmıyor. Şubat 2024’te sınırda çıkan bir çatışmada, iki Azerbaycan askeri hayatını kaybetti, hemen ardından Bakü’den gelen açıklama “Rusya ile koordinasyon hâlindeyiz” oldu. Kırmızı çizgiler çizilmiş, kimse taşkınlık istemiyor.
Bu telefon görüşmeleri, dışarıdan sıradan diplomasi gibi görünüyor ama Kafkasya’yı biraz bilen herkes bilir: Bir gün telefonda konuşup ertesi gün sahada askeri konvoy görebilirsin. Moskova’nın “görüşüldü, mutabık kalındı” açıklamasının altına bakmak lazım. O kelimeler arası boşlukta, binlerce askerin, milyonlarca doların, yüzlerce kilometrelik boru hattının hesabı dönüyor.
Şunu net söyleyebilirim: Bu coğrafyada telefonda söylenen her kelimenin bedeli var. Gücünü de, zayıflığını da telefonda saklayan liderler dönemi bu; hamle yapan kazanıyor, bekleyen kaybediyor. Karabağ’dan Hazar’a, Moskova’dan Ankara’ya kadar herkes tetikte olmalı. Çünkü Kafkasya’da denge, sabaha değişir.
00