Rusya'nın başkanı Vladimir Putin ile Azerbaycan'ın lideri İlham Aliyev arasındaki telefon görüşmesi, Kafkasya bölgesindeki siyasi dengelemenin ne kadar çetrefilli olduğunu gösteriyor. İki lider arasındaki doğrudan iletişim, yüzeysel barış görüntüsünün altında devam eden stratejik pazarlıkların bir işareti.
Rusya-Azerbaycan ilişkileri son on yılda dalgalı seyretti. 2020'deki Karabağ savaşında Moskova taraflı tavır takınırken, sonrasında Türkiye'nin artan etkisini dengelemeye çalıştı. Aliyev'in Ankara'ya yakınlaşması, Kremlin'i rahatsız ediyor. Bu telefon görüşmesi de tam olarak bu rahatsızlığın yönetilmesinin bir yoludur.
Görüşmenin içeriği resmen açıklanmadıysa da, saatte konuşan taraflar muhtemelen üç konuda anlaştı: Ermenistan'la barış süreci, Türkiye'nin bölgedeki artan nüfuzu ve enerji koridorları. Aliyev'in Türkiye ile yakınlaşması Rusya'nın geleneksel etkisini zayıflattığı için Moskova kendi varlığını hatırlatmak zorundadır.
Rusya'nın bu tür görüşmelerden ne kazanmak istediği açıktır: Azerbaycan'ı İran ve Türkiye'nin tam kontrolüne bırakmamak, enerji ve transit koridorlardaki söz sahibi kalmak, Kafkasya'da hala önemli bir aktör olduğunu göstermek. Aliyev ise bu dengelemeyi kendi çıkarına çevirmeye çalışıyor—Rusya'nın desteğini almış olmakla Ankara'daki pazarlık gücünü artırıyor.
Asıl soru şu: Bu tür telefon görüşmeleri ne kadar işe yarıyor? Bölgede yaşanan sorunlar (Ermenistan'ın hala yerinden edilmiş halkı, sınır anlaşmazlıkları, ekonomik çöküş) telefon görüşmeleriyle çözülmüyor. Aliyev'in Rusya'ya bağlı kalması ve Türkiye'ye yakın olması arasındaki bu çelişkili duruş, Kafkasya'nın uzun vadede istikrarsız kalacağını gösteriyor.
Rusya-Azerbaycan ilişkileri son on yılda dalgalı seyretti. 2020'deki Karabağ savaşında Moskova taraflı tavır takınırken, sonrasında Türkiye'nin artan etkisini dengelemeye çalıştı. Aliyev'in Ankara'ya yakınlaşması, Kremlin'i rahatsız ediyor. Bu telefon görüşmesi de tam olarak bu rahatsızlığın yönetilmesinin bir yoludur.
Görüşmenin içeriği resmen açıklanmadıysa da, saatte konuşan taraflar muhtemelen üç konuda anlaştı: Ermenistan'la barış süreci, Türkiye'nin bölgedeki artan nüfuzu ve enerji koridorları. Aliyev'in Türkiye ile yakınlaşması Rusya'nın geleneksel etkisini zayıflattığı için Moskova kendi varlığını hatırlatmak zorundadır.
Rusya'nın bu tür görüşmelerden ne kazanmak istediği açıktır: Azerbaycan'ı İran ve Türkiye'nin tam kontrolüne bırakmamak, enerji ve transit koridorlardaki söz sahibi kalmak, Kafkasya'da hala önemli bir aktör olduğunu göstermek. Aliyev ise bu dengelemeyi kendi çıkarına çevirmeye çalışıyor—Rusya'nın desteğini almış olmakla Ankara'daki pazarlık gücünü artırıyor.
Asıl soru şu: Bu tür telefon görüşmeleri ne kadar işe yarıyor? Bölgede yaşanan sorunlar (Ermenistan'ın hala yerinden edilmiş halkı, sınır anlaşmazlıkları, ekonomik çöküş) telefon görüşmeleriyle çözülmüyor. Aliyev'in Rusya'ya bağlı kalması ve Türkiye'ye yakın olması arasındaki bu çelişkili duruş, Kafkasya'nın uzun vadede istikrarsız kalacağını gösteriyor.
00