Rusya ve Azerbaycan liderleri arasındaki telefon görüşmeleri, bölgede dengelerin yeniden kurulduğunun en somut göstergesi. Putin ve Aliyev, 2020'deki Karabağ savaşından sonra kurduğu ilişkiye rağmen, her konuşma bölgedeki güç mücadelesinin yeni bir katmanını açığa çıkarıyor.
Moskova'nın Bakü ile yakın ilişki kurması stratejik bir zorunluluk. Kafkasya'da Türkiye'nin artan nüfuzunu dengelemek, İran'ı sınırda tutmak ve Batı'ya karşı bir müttefik edinmek—üçü de aynı telefon hattında. Aliyev tarafında da hesap basit: Rusya'nın desteği olmadan bölgede yaşanan herhangi bir çatışmada Bakü'nün konumu zayıflar. Ankara ile olan ittifakı güçlü olsa da, Moskova'nın kapısını açık tutmak sigorta gibi işler.
Bu tür görüşmelerin kamuya duyurulması da bir mesajdır. Açık çatışma yerine "diyalog" çerçevesinde ilişkiler yürütüldüğü imajı, iç politikada istikrar gösterisine dönüşür. Aliyev için halk desteğini canlı tutmak, Putin için ise Batı yaptırımlarının ortasında bölgesel nüfuzunu korumak söz konusu.
Türkiye'nin konumu bu denklemde göz ardı edilemez. Ankara, Bakü'ye silah sağlayıp askeri eğitim veriyor, aynı zamanda Rusya'nın Ortadoğu ve Kafkasya stratejisine engel olmamaya çalışıyor. Putin-Aliyev telefonu, Ankara'nin bu dengeleme hareketinin ne kadar başarılı olduğunun bir testidir.
Gerçek soru şu: Bu görüşmeler barış için mi, yoksa gelecek çatışmalar için ön hazırlık mı? Karabağ sorununun kalıcı çözümü hala masada değil. Ermenistan tarafında ise Moskova'nın gittikçe azalan desteği, Bakü'ye karşı savunmasızlık anlamına geliyor. Putin ve Aliyev'in her telefon görüşmesi, bu sorunun uzun vadede nasıl patladığını belirleyecek.
Moskova'nın Bakü ile yakın ilişki kurması stratejik bir zorunluluk. Kafkasya'da Türkiye'nin artan nüfuzunu dengelemek, İran'ı sınırda tutmak ve Batı'ya karşı bir müttefik edinmek—üçü de aynı telefon hattında. Aliyev tarafında da hesap basit: Rusya'nın desteği olmadan bölgede yaşanan herhangi bir çatışmada Bakü'nün konumu zayıflar. Ankara ile olan ittifakı güçlü olsa da, Moskova'nın kapısını açık tutmak sigorta gibi işler.
Bu tür görüşmelerin kamuya duyurulması da bir mesajdır. Açık çatışma yerine "diyalog" çerçevesinde ilişkiler yürütüldüğü imajı, iç politikada istikrar gösterisine dönüşür. Aliyev için halk desteğini canlı tutmak, Putin için ise Batı yaptırımlarının ortasında bölgesel nüfuzunu korumak söz konusu.
Türkiye'nin konumu bu denklemde göz ardı edilemez. Ankara, Bakü'ye silah sağlayıp askeri eğitim veriyor, aynı zamanda Rusya'nın Ortadoğu ve Kafkasya stratejisine engel olmamaya çalışıyor. Putin-Aliyev telefonu, Ankara'nin bu dengeleme hareketinin ne kadar başarılı olduğunun bir testidir.
Gerçek soru şu: Bu görüşmeler barış için mi, yoksa gelecek çatışmalar için ön hazırlık mı? Karabağ sorununun kalıcı çözümü hala masada değil. Ermenistan tarafında ise Moskova'nın gittikçe azalan desteği, Bakü'ye karşı savunmasızlık anlamına geliyor. Putin ve Aliyev'in her telefon görüşmesi, bu sorunun uzun vadede nasıl patladığını belirleyecek.
00