Dört yıl önce Kadıköy’de sevgilimle bir akşam yemeğinde hararetli bir kavga ettik, sırf o “ben iyiyim” deyip aslında iyi olmadığında ısrar ettiği için. Orada şunu öğrendim: İnsan karşısındakinin mimiklerini, ses tonunu gerçekten dinlemeden, lafı ağzına tıkarsa hiçbir tartışma sağlıklı yürümüyor. Şu anki ilişkide net kural: Tartışırken bağırmak, üst üste konuşmak yasak. Cümleyi bitirene kadar susmak şart, hatta bazen mola veriyoruz, salona gidip nefes alıp geliyoruz. Suçlamak yerine, “Sen hep böylesin” demek yerine “Şöyle olunca ben kendimi kötü hissediyorum” demek ciddi fark yaratıyor. Küçük bir not defterimiz var, barışırken oraya iki taraf da hissettiklerini yazıyor. O defterin masada olması bile gereksiz yükselmeyi engelliyor.
00