Kadıköy’deki aile sağlığı merkezinde doktorun elindeki tabloyu göstererek “folik asit, demir, kalsiyum; bunları aksatma” dediği anı unutmadım. Hamileliğin ilk üç ayı gerçekten mide bulantısı ve ekmek-peynir üçgeninde sıkışıp kalmak demekmiş. Markette etiket okuma konusunda olimpiyat çıtasını zorladım; katkı maddesi mi var, civa oranı ne, yoğurtta protein kaç gram? Doktorun “her gün 2 ceviz, 3 kayısı, 1 bardak süt” reçetesi kadar net hiçbir menü yok ama annemin sarımsaklı yoğurt ısrarı hâlâ kafa karıştırıyor. Abur cubur krizleri gece 00.30’da ortaya çıkıyor, elmanın yanında çikolata da yeniyor, tabii bir sonraki kontrolde hemşirenin bakışı ayrı mesele. Sözde tam dengeli beslenmek kolay, pratikte ise karnabahar kokusu eve yayıldığında fikrin değişiyor. Reglim geciktiği günle bugünün arasında mutfak alışkanlıklarım arasında dağlar kadar fark var, çünkü her lokmada seni izleyen bir çift minik göz var gibi hissediyorsun.
00