2008’de Kadıköy’de açık sahada, yamuk potalara karşı dirsek hareketini çözmeden şut atmaya çalışırdık, çoğu zaman sayıdan çok hava topu olurdu. Şimdi 2026’dayız, Youtube’da örnek almak için Curry’nin slow-motion şut analizini izleyip, salonda makineden çıkan 300 topu art arda deneme şansın var. Fark inanılmaz. Benim işime yarayan: önce ayak pozisyonunu netleştir, topu elinde baş parmakla boğmadan, parmak uçlarına oturt. Dirseği içeri kilitle, atış sırasında bilekten bırakmayı alışkanlık yap. Eskiden “şut elden çıkar, gerisi Allah’a kalır” kafası hakimdi. Şimdi ise her tekrar, her mikro detay önemli. Her gün 1000 şut atmak kadar, doğru formu bozmadan bininci şutu da atabilmek asıl olay. Benim için dönüm noktası, 2022’de salonu olan bir kulübe geçmek oldu. Antrenörün “önce isabet değil, form” uyarısı hâlâ kulağımda.
00