2020’de pandemide evde dört duvar arasında debelenirken öğrendim bu işin püf noktalarını. Tek bir sandalye, bilgisayar ve kahveyle olmuyor. Odayı ikiye böldüm: bir köşeyi tamamen “keyif alanı” yaptım. Renkli bir abajur, ucuz ama rahat bir koltuk, kendime ait küçük bir kitaplık. Evde geçen zamanı bölebildiğimde kafa daha dinç kalıyor. Mesela 19:00’dan sonra hiç iş maili bakmıyorum, telefonu sessize alıp Spotify’dan 90’lar listesi açıyorum.
Bir de basit bir alışkanlık: Her gün mutlaka bir öğünü özenerek hazırlamak. Hadi makarna bile olsa, sosunu kendim yapıyorum. Evde geçirilen vakit aslında biraz da kendine ne kadar değer verdiğinle ilgili. Küçük değişiklikler ciddi fark yaratıyor, bunu 2021’de tek başıma altı ay boyunca denedim, hâlâ da devam.
Bir de basit bir alışkanlık: Her gün mutlaka bir öğünü özenerek hazırlamak. Hadi makarna bile olsa, sosunu kendim yapıyorum. Evde geçirilen vakit aslında biraz da kendine ne kadar değer verdiğinle ilgili. Küçük değişiklikler ciddi fark yaratıyor, bunu 2021’de tek başıma altı ay boyunca denedim, hâlâ da devam.
00