İstanbul’da 47 metrekarelik evde yaşayınca insan her köşeye başka gözle bakıyor. Gömme dolap hayat kurtarıyor, özellikle koridorda IKEA’nın ince raflarından taktırmıştım, şemsiye, çanta, hatta deterjan bile sığdı. Katlanır masa sandalyeyle mutfağı anında ofise çevirmek mümkün. Banyo küçücük diye üzülmek yok, kapının arkasına asılan organizerler diş fırçasından tıraş köpüğüne kadar her şeyi topluyor. Yatak bazasının altı valiz ve kışlık mont deposu, kimsenin aklına gelmez ama yer açıyor. Duvara monte edilen askı sistemleri ceket, anahtar, maske için birebir. Cam önü mini sera gibi, fesleğen, biber, maydanoz; hem alanı güzelleştiriyor, hem domates parası cebinde kalıyor. Küçük evde eşya azaltmadan rahat yaşamak mümkün değil, arada eleme yapmak şart, yoksa nefes alınmıyor.
00