2022’de İstanbul’da işe gidip gelirken, metrobüste her sabah aynı yüzleri görmek bile yeterince geriyordu. O zaman fark ettim ki, stresin kaynağı çoğu zaman kaçamadığın küçük detaylar. Mesela, haftada bir sabah 15 dakika erken kalkıp Beşiktaş sahilde yürümek, ya da öğle arası simit alıp parkta oturmak, düşünmeyi sıfırlıyor. Telefonu 1 saatliğine sessize almak, ne WhatsApp’ın ne de Twitter’ın acelesi olmadığını hatırlatıyor. Çok saçma gelebilir ama, market alışverişinde kasiyere gülümsemek bile günün tonunu değiştiriyor. Ayda bir küçük bir şey için kendini ödüllendirmek mesela; yeni bir kahve denemek, saç kestirmek, ufak bir kaçamak gibi. Ekmek aslanın ağzında, tamam, ama kendini biraz kayırmazsan o aslan seni yiyor.
00