2022’nin Ekim ayında, Kadıköy’de Moda Sahili’nde deli gibi yağmur yağıyordu. O gün, en yakın arkadaşım Merve aradı, sesi titriyor. “Ya ben bittim, işe alınmadım yine” dedi. Ellerim cebimde, sırılsıklam yürüdüm ona. O gün anladım; birinin yanında olmanın ötesinde, omuz verip hayatının yükünü biraz almak başka bir şey.
İnsan birine destek verdikçe, kendi dertleri de hafifliyor. Gözümle gördüm; Merve'nin suratındaki o mahcubiyet, yanında durdukça dağıldı. Birine “Ben buradayım, üzülme” demek lafla olmuyor, cidden yanında olman gerekiyor. Özellikle de herkesin “Sen halledersin” diyip kenara çekildiği zamanlarda.
Karşılıklı destek, o meşhur “iyi günde, kötü günde” lafının içini dolduran şey. Sadece derdi paylaşmak da değil; bazen iş bulmasında CV’sini düzenliyorsun, bazen sınav gecesi konu anlatıyorsun, bazen saçma bir kavgada onun tarafını tutuyorsun. Sırtını yaslayacak biri olduğunu bilmek, insanı hayata tutunduran şeylerden biri.
Aradaki denge önemli. Tek taraflı yük taşıyorsan, adı arkadaşlık değil; hamallık. Yıllar önce, üniversitede Cihan diye biri vardı. Hep dert, hep dert, benim derdimle ilgilenen yok. Bir süre sonra karşılıklı olmayan ilişkiler çürümeye başlıyor. Yani, bir ilişkide iki taraf da birbirine bir şey vermezse kopuyor.
Duygusal destek kadar, pratik destek de önemli. Mesela, 2023’te taşınırken, Sercan geldi, bant getirdi, kolileri dizdi. “Abi sağ ol” dedim, “Senin için gelmezsem adam değilim” dedi. İki hafta sonra onun arabası bozuldu, dört döndüm yardım için. Böyle böyle, aradaki bağ sağlamlaşıyor.
İşin bir de güven boyutu var. Destek gördükçe, insan paylaşmaktan korkmuyor. “Bunu söylersem garip mi olur?” demiyorsun. Çünkü biliyorsun ki, iyiliğini isteyen biri var karşında. Yalnızlık hissi azalıyor ve psikolojiye iyi geliyor. Bilimsel olarak da böyle; destek gören insanların stres seviyesi daha düşük, depresyon riski daha az.
Bu devirde herkes koşturmaca, çıkar peşinde. Gerçek dostun elini uzattığı anı bulmak kolay değil. O yüzden, destek gördüğün adamlara sımsıkı sarılmak lazım. Sen de destek ol ki, o bağ güçlensin. Yoksa ne biriktirdik, ne yaşadık, ne anladık?
İnsan birine destek verdikçe, kendi dertleri de hafifliyor. Gözümle gördüm; Merve'nin suratındaki o mahcubiyet, yanında durdukça dağıldı. Birine “Ben buradayım, üzülme” demek lafla olmuyor, cidden yanında olman gerekiyor. Özellikle de herkesin “Sen halledersin” diyip kenara çekildiği zamanlarda.
Karşılıklı destek, o meşhur “iyi günde, kötü günde” lafının içini dolduran şey. Sadece derdi paylaşmak da değil; bazen iş bulmasında CV’sini düzenliyorsun, bazen sınav gecesi konu anlatıyorsun, bazen saçma bir kavgada onun tarafını tutuyorsun. Sırtını yaslayacak biri olduğunu bilmek, insanı hayata tutunduran şeylerden biri.
Aradaki denge önemli. Tek taraflı yük taşıyorsan, adı arkadaşlık değil; hamallık. Yıllar önce, üniversitede Cihan diye biri vardı. Hep dert, hep dert, benim derdimle ilgilenen yok. Bir süre sonra karşılıklı olmayan ilişkiler çürümeye başlıyor. Yani, bir ilişkide iki taraf da birbirine bir şey vermezse kopuyor.
Duygusal destek kadar, pratik destek de önemli. Mesela, 2023’te taşınırken, Sercan geldi, bant getirdi, kolileri dizdi. “Abi sağ ol” dedim, “Senin için gelmezsem adam değilim” dedi. İki hafta sonra onun arabası bozuldu, dört döndüm yardım için. Böyle böyle, aradaki bağ sağlamlaşıyor.
İşin bir de güven boyutu var. Destek gördükçe, insan paylaşmaktan korkmuyor. “Bunu söylersem garip mi olur?” demiyorsun. Çünkü biliyorsun ki, iyiliğini isteyen biri var karşında. Yalnızlık hissi azalıyor ve psikolojiye iyi geliyor. Bilimsel olarak da böyle; destek gören insanların stres seviyesi daha düşük, depresyon riski daha az.
Bu devirde herkes koşturmaca, çıkar peşinde. Gerçek dostun elini uzattığı anı bulmak kolay değil. O yüzden, destek gördüğün adamlara sımsıkı sarılmak lazım. Sen de destek ol ki, o bağ güçlensin. Yoksa ne biriktirdik, ne yaşadık, ne anladık?
00