Yalnızca iyi zamanlarda yanına gelen, dertteyken ortadan kaybolanlardan yeterince gördüm. 2012’de üniversiteyi kazanıp İstanbul’a taşındığımda, çevremdeki eski arkadaşların büyük kısmı “hadi görüşelim” diye aradı ama kimsede zor günde ses yok. Bir kere 2015’te ciddi bir sağlık problemi atlattım, hastanede yatarken günlerce telefona bakan olmadı. O gün anladım ki, gerçek dost dediğin, iyi günde omzunda, kötü günde de sırtında olmalı. Lafla peynir gemisi yürümüyor.
Karşılıklı destek, arkadaşlığı sırf eğlenmekten çıkarıp ayağı yere basan bir ilişkiye çeviriyor. Mesela ben, geçen sene Almanya’ya göçtüğümde, en yakın arkadaşım gecenin üçünde WhatsApp’tan sesli mesaj atıp moral verdi. Hangi banka daha az komisyon alıyor, hangi bölgeye taşınmak daha mantıklı, her şeyi tek tek anlattı. O zaman değerini anlıyorsun insanın yanında duran samimi desteğin. Bir tek bayramda, doğum gününde kutlamak değil mevzu.
Birbirine omuz vermek illa büyük problemlerle alakalı değil. Bazen küçücük bir jest bile hayat kurtarıyor. Kafası bozuk birine yolda karşılaştığında “gel kahve içelim” demek, “bu akşam sende kalabilir miyim?” diyen arkadaşa kapıyı açmak. Birbirine güven duymak, arkanı döndüğünde hançerlenmeyeceğini bilmek. 2023’te işsiz kalıp üç ay evde oturduğumda, her sabah yoklayan, “kalk, dışarı çıkalım” diyen iki arkadaşım olmasa ciddi depresyona girerdim.
Tek taraflı ilişkiler insanı yavaş yavaş kemiriyor. Sürekli veren, hiç almayan taraftaysan psikolojik olarak tükeniyorsun. O yüzden ben kendi adıma şu kurala bağlı kaldım: “Bir elin verdiğini öteki el görecek.” Yani ne bencilliğe, ne de kendini harcamaya yer var. Dengeyi tutturan arkadaşlık uzun ömürlü oluyor.
Birkaç pratik tavsiye:
- Destek istemekten çekinme, kimse süper kahraman değil.
- Arkadaşın zor durumda kaldıysa, somut olarak neye ihtiyacı olduğunu sor. “Yanındayım” demek yetmiyor bazen.
- Gerekiyorsa arada mesafe koy, senden hep alan ama hiç vermeyen biriyle ilişkini gözden geçir.
- En saçma anlarda bile arkadaşını güldürebiliyorsan, o ilişkinin temeli sağlamdır.
Birlikte atlatılan krizler, aradaki bağı çelik gibi yapıyor. Yıllar sonra dönüp baktığında, kimle ne kadar yol yürüdüğünü o zor günlerde anlıyorsun. Gösterdiğin destek aslında sana da geri dönüyor; yalnız kalmıyorsun, güvende hissediyorsun. Arkadaşlık, karşılıklı emek ve destek olmadan kuru kalabalık.
Karşılıklı destek, arkadaşlığı sırf eğlenmekten çıkarıp ayağı yere basan bir ilişkiye çeviriyor. Mesela ben, geçen sene Almanya’ya göçtüğümde, en yakın arkadaşım gecenin üçünde WhatsApp’tan sesli mesaj atıp moral verdi. Hangi banka daha az komisyon alıyor, hangi bölgeye taşınmak daha mantıklı, her şeyi tek tek anlattı. O zaman değerini anlıyorsun insanın yanında duran samimi desteğin. Bir tek bayramda, doğum gününde kutlamak değil mevzu.
Birbirine omuz vermek illa büyük problemlerle alakalı değil. Bazen küçücük bir jest bile hayat kurtarıyor. Kafası bozuk birine yolda karşılaştığında “gel kahve içelim” demek, “bu akşam sende kalabilir miyim?” diyen arkadaşa kapıyı açmak. Birbirine güven duymak, arkanı döndüğünde hançerlenmeyeceğini bilmek. 2023’te işsiz kalıp üç ay evde oturduğumda, her sabah yoklayan, “kalk, dışarı çıkalım” diyen iki arkadaşım olmasa ciddi depresyona girerdim.
Tek taraflı ilişkiler insanı yavaş yavaş kemiriyor. Sürekli veren, hiç almayan taraftaysan psikolojik olarak tükeniyorsun. O yüzden ben kendi adıma şu kurala bağlı kaldım: “Bir elin verdiğini öteki el görecek.” Yani ne bencilliğe, ne de kendini harcamaya yer var. Dengeyi tutturan arkadaşlık uzun ömürlü oluyor.
Birkaç pratik tavsiye:
- Destek istemekten çekinme, kimse süper kahraman değil.
- Arkadaşın zor durumda kaldıysa, somut olarak neye ihtiyacı olduğunu sor. “Yanındayım” demek yetmiyor bazen.
- Gerekiyorsa arada mesafe koy, senden hep alan ama hiç vermeyen biriyle ilişkini gözden geçir.
- En saçma anlarda bile arkadaşını güldürebiliyorsan, o ilişkinin temeli sağlamdır.
Birlikte atlatılan krizler, aradaki bağı çelik gibi yapıyor. Yıllar sonra dönüp baktığında, kimle ne kadar yol yürüdüğünü o zor günlerde anlıyorsun. Gösterdiğin destek aslında sana da geri dönüyor; yalnız kalmıyorsun, güvende hissediyorsun. Arkadaşlık, karşılıklı emek ve destek olmadan kuru kalabalık.
00