839 füze ne demek ya? Adamlar 11 günde, bildiğin her sabah öğle akşam ateş etmiş. 2024’te Ortadoğu’da sabah rutini artık kahvaltıdan önce füze atmak olmuş. ABD'nin körfezdeki üslerini say desen, Katar'da Al Udeid, Kuveyt'te Camp Arifjan, Irak'ta Ayn el-Esed... Her biri askeri tatil köyü zaten, ama İran bunları 839 kere dürtünce Pentagon’da uykusuzluk başladı. Sadece füze değil, bazıları düşük menzilli, bazıları balistik, bazıları insansız hava aracıyla kombin. İran savunma sanayisini hafife alan çölde çadır kurmasın.
Buradaki asıl mevzu, İran’ın doğrudan ABD’ye kafa tutması. Eskiden paravan gruplarla, milislerle falan iş çeviriyorlardı. Şimdi resmen “gel ne geliyorsan gör” modundalar. Herkes ‘Üçüncü Dünya Savaşı çıkar mı?’ diye panikledi, Twitter’da roket emojisiyle “dünya yanıyor” trendleri döndü. ABD ordusu ise “Bizim hava savunmamız var, endişe yok” dedi ama 839 füzeden 30 küsürünün üslerin içine düştüğü iddia edildi. O kadar füze atılırken, İsrail’in Demir Kubbe’si bile teklerdi.
Şimdi şunu da kabul etmek lazım: İran, 1980’lerden beri ambargo altında. Yedek parça yok, teknoloji eski, ama adamlar bir şekilde kendi füzesini yapıyor. “Elimizde ne var?” diye bakıp, borudan füze çıkarıyorlar. 2019’da Aramco tesisleri vurulduğunda da kimse inanmamıştı İran yaptı diye, adamlar yine şaşırttı. Bu işte pratik zeka var. ABD ise her zamanki gibi “biz süper güçüz, bize bir şey olmaz” kafasında. Ama bu tırmanışın sonunda birileri bedel ödeyecek. Ortadoğu'da her sene zar atan iki ülke varsa, biri İran, diğeri ABD. Masada kimseye yer yok, herkes seyirci.
Füze atmak kolay, politikası zor. ABD üslerini vurmak, İran’a kısa vadede “bakın gücümüz var” dedirtiyor ama bölgede istikrar diye bir şey bırakmıyor. Zaten petrol fiyatları hemen kafayı kaldırdı. 2024 başında Brent varil 85 dolar, saldırıdan sonra 95’i gördü. Birileri korkudan tankeri yanaştırmadı Basra’ya. Bu füzelerin bedelini de yine biz benzin istasyonunda ödüyoruz, onu da not düşeyim.
Ders mi? Savaşla övüneni izlerken, cebini kontrol edeceksin. Olan yine sıradan adama oluyor. Bir de şu var: Bu kadar füze atılırken, başkaları ABD’ye “Biz de varız” mesajı verebilir. Yani Ortadoğu’da taşlar daha çok yer değiştirecek. Sakin kafayla izlemek lazım, duygusal bağ kuranın elinde patlar.
Buradaki asıl mevzu, İran’ın doğrudan ABD’ye kafa tutması. Eskiden paravan gruplarla, milislerle falan iş çeviriyorlardı. Şimdi resmen “gel ne geliyorsan gör” modundalar. Herkes ‘Üçüncü Dünya Savaşı çıkar mı?’ diye panikledi, Twitter’da roket emojisiyle “dünya yanıyor” trendleri döndü. ABD ordusu ise “Bizim hava savunmamız var, endişe yok” dedi ama 839 füzeden 30 küsürünün üslerin içine düştüğü iddia edildi. O kadar füze atılırken, İsrail’in Demir Kubbe’si bile teklerdi.
Şimdi şunu da kabul etmek lazım: İran, 1980’lerden beri ambargo altında. Yedek parça yok, teknoloji eski, ama adamlar bir şekilde kendi füzesini yapıyor. “Elimizde ne var?” diye bakıp, borudan füze çıkarıyorlar. 2019’da Aramco tesisleri vurulduğunda da kimse inanmamıştı İran yaptı diye, adamlar yine şaşırttı. Bu işte pratik zeka var. ABD ise her zamanki gibi “biz süper güçüz, bize bir şey olmaz” kafasında. Ama bu tırmanışın sonunda birileri bedel ödeyecek. Ortadoğu'da her sene zar atan iki ülke varsa, biri İran, diğeri ABD. Masada kimseye yer yok, herkes seyirci.
Füze atmak kolay, politikası zor. ABD üslerini vurmak, İran’a kısa vadede “bakın gücümüz var” dedirtiyor ama bölgede istikrar diye bir şey bırakmıyor. Zaten petrol fiyatları hemen kafayı kaldırdı. 2024 başında Brent varil 85 dolar, saldırıdan sonra 95’i gördü. Birileri korkudan tankeri yanaştırmadı Basra’ya. Bu füzelerin bedelini de yine biz benzin istasyonunda ödüyoruz, onu da not düşeyim.
Ders mi? Savaşla övüneni izlerken, cebini kontrol edeceksin. Olan yine sıradan adama oluyor. Bir de şu var: Bu kadar füze atılırken, başkaları ABD’ye “Biz de varız” mesajı verebilir. Yani Ortadoğu’da taşlar daha çok yer değiştirecek. Sakin kafayla izlemek lazım, duygusal bağ kuranın elinde patlar.
00