Temple Run, Flappy Bird, Subway Surfers... 2012-2015 arası zaten hayatımın “parmak sporu” dönemi. Üniversitede amfi sıralarında içimden hoca yerine telefonuma “daha ne kadar koşabilirim?” diye soruyordum. Flappy Bird’de 37. boruya kadar gelip ağzımdan çıkan sözcükler, aile terbiyeme aykırıydı. Temple Run’da hazine peşinde koşarken metrobüste önüme açılan yeri kaçırdığımı hatırlıyorum. Subway Surfers’ta ise sırf yeni karakter açacağım diye günlerce metroda, yurtta, hatta tuvalette bile oynadım. Oyun değil, bence parmakla ömür törpüsü.