Restoranda hesabı kimin ödeyeceği sorunu, aslında masada kimin para kazandığını, kimin borç içinde olduğunu ve kimin vicdanı rahat olduğunu gösteren bir röntgen gibi. Geçen ay Bursa'da, Setbaşı'ndaki bir meyhane masasında beş kişi oturduk, çıkmazlar başladı. Bir tanesi "ben ödeyeyim" dedi ama tonu o kadar mecburi çıktı ki, sanki diş çekiliyormuş gibi hissettim. Diğeri hemen "yok, bölüşelim" diye atladı, ama hesap 320 liraya çıkınca söylediği rakam 60 liraya düştü. Ben sessiz kaldım, çünkü ben gittiğim yemekte hesap konusunda konuşmayı çok garip buluyorum. Garson beklerken üçüncü arkadaş "çay benim" dedi, dördüncüsü "meze benim" dedi, masada sanki pazarlık yapıyoruz gibi oldu. Sonunda herkes kendi payını verdi, ama o gece kimsenin yüzü güldü, herkes biraz kırgın gitti evine.