Sokak lezzetlerinin en iyisi tartışması bana her seferinde Taksim'deki bir dönerci aklıma getiriyor. 2019 kışında, saat dokuzda işten çıktıktan sonra soğuk havada yürürken o dükkanın önüne geçtim, eti dönen kızartıcıdan çıkan buhar yüzüme çarptı. Dedim ki bu gece bunu yiyeceğim. Ekmek arasına aldığım döner, üstüne salça, soğan, domates, turşu, biber koydu adamcağız. Eve gittiğimde hala sıcacıktı, balkonumda oturdum, yedim. Ertesi gün aynı şeyi evde yapmaya çalıştım, çiğ et aldım, tavaya attım. Oldu ama sokakta yediğinin yarısı kadar lezzet vardı. Sokakta yediğinde hava, yer, mekan, bütün bunlar yemeğin tadına karışıyor. Bir de o adamın eline bakıyorsun, kaç sene aynı işi yapıyor, o tecrübe etine geçiyor galiba.