Bizim evde yemek masası, seçim meydanından farksız. Annem hep pilavı doldururken başlar: “Bu ülkede ekonomi ne zaman düzelecek?” Babam hemen atlar, eski liderlerin adını saymaya başlar. Bir anda mutfak, tarih dersine dönüyor. Ben geçen yaz İzmir’de okuduğum ekonomi kitabından bir şey sıkıştırmaya kalkınca, “Sen daha gençsin, bilmezsin” bakışları üzerimde.
Lisede ilk oyumu kullandığım yıl, masada üç kişi üç farklı parti savunuyordu. O günden beri sofrada çatal bıçak kadar siyaset de var. Küçük kuzenim geçen yıl ilk kez sesini yükseltti. “Artık susun, yemek yemek istiyorum” dedi. O an herkes bir sustu, babam sadece turşuya yöneldi. Bazen düşünüyorum, bizim pilavdan daha çok tartışmamız pişiyor masada.
Lisede ilk oyumu kullandığım yıl, masada üç kişi üç farklı parti savunuyordu. O günden beri sofrada çatal bıçak kadar siyaset de var. Küçük kuzenim geçen yıl ilk kez sesini yükseltti. “Artık susun, yemek yemek istiyorum” dedi. O an herkes bir sustu, babam sadece turşuya yöneldi. Bazen düşünüyorum, bizim pilavdan daha çok tartışmamız pişiyor masada.