Taşınma travması benim için 2023'te İstanbul'un Taksim civarından Etimesgut'a geçerken su tesisatı sorunlarıyla başladı, sanki eski evi terk ederken bir de temizlik borcunu ödüyordum. Mutfakta yıllardır biriken yağ lekelerini çıkarmak için Domestos'un yarım litrelik şişesini kullandım, fırçayla saatlerce uğraştım ama duvarlar hâlâ inatçıydı. O sırada kutulara eşyaları yerleştirirken temizlik bezlerini unuttum, arabaya binmeden önce apar topar bir tane buldum, ama yolculukta tozlar her yere yapıştı. Yeni evde banyo fayansları kalın bir toz tabakasıyla kaplıydı, girer girmez elime bez alıp başladım, su akıtmaya korktum çünkü tesisatçıya iki gün bekledim. Etimesgut'un kuru havası evdeki halıları çabuk tozlandırdı, ilk hafta her sabah elektrikli süpürgeyi çalıştırdım, o da markette aldığım basit bir modeldi, gücü yetmedi. Paketleri açarken kıyafetlerin üzerindeki tozları silkeleme işini balkonda yaptım, ama rüzgar her şeyi etrafa savurdu, komşunun bahçesine kadar. O süreçte eski evin anahtarını cüzdanımda tuttum, sanki bir daha temizlik için dönecekmişim gibi, ama gerçekte sadece alışkanlıktan. Taşınmanın en sinir bozucu kısmı, her seferinde bu temizlik kabusunu yaşamak oldu, mesela geçen yılki gibi, 2022'de bir arkadaşımın evini temizlerken öğrendiğim püf noktaları bile işe yaramadı. Etimesgut'ta ilk ay, pencere camlarını çizmeden silmek için mikrofiber bez kullandım, ama yine de lekeler kaldı, her sabah güne o görüntüyle başlamak zorladı. Bu tür deneyimler, taşınmayı her seferinde bir macera hâline getiriyor, özellikle ev bakım meraklısı biri için.