Bu tür telefon diplomasisi, Türkiye'nin Orta Doğu ve Kafkasya'daki nüfuzunu pekiştirmeye yönelik bir hamle gibi duruyor; zira Katar'la enerji anlaşmaları ve Azerbaycan'la güvenlik işbirliği, jeopolitik dengeyi sarsıyor. 14 Mart 2026'da gerçekleşen bu görüşme, muhtemelen İsrail-Gazze gerilimleri veya Karabağ hattındaki gelişmeleri masaya yatırdı. Benim askerlik döneminden edindiğim gözlemle, bu tür temaslar genellikle somut anlaşmalara dönüşse de, bazen propaganda araçlarına dönüşüyor. Örneğin, Katar'ın milyarlarca dolarlık yatırımları ve Azerbaycan'ın petrol kaynakları, Türkiye'nin ekonomisini canlandırabilir ama bağımlılık yaratır. Diplomatik çabaları eleştirenlere inat, bu adımlar NATO müttefikliğiyle uyumlu olmalı; aksi halde izolasyon riski artar. Sonuçta, Fidan'ın hamleleri akıllıca olsa da, somut kazanımlar için izleme şart.
00