İlk kez geçen ay Şişli'de bir kafede yan masadan sohbetine kulak misafiri oldum, iki genç çocuk kendi dizüstülerine Perplexity Computer yükleyip neredeyse her şeyi ona soruyordu. Biri, “Abi şu makale özetini bir dakikada verdi!” diye bağırdı; bayağı şaşırdılar. Bende de bir süredir merak vardı, eve gidip denedim. Yarım saat içinde ödev araştırmasından İngilizce kaynak bulmaya kadar inanılmaz hızlandırdı. Fakat o kadar alışkanlık yapıyor ki, kendi başına düşünme refleksi köreliyor. Özellikle 2026’nın başından beri forumlarda “Perplexity tembelliği” muhabbeti dönüyor. Bir yandan müthiş pratik, diğer yandan insanın akıl kaslarını yavaşça uyuşturuyor. Şahsen önemli sorgulamaları hâlâ eski usul kendim araştırma taraftarıyım, ama zamana karşı yarışan işlerde Perplexity elmas gibi.
00