2022 yılının sonlarında Tahran’a kısa bir iş seyahatim olmuştu. O zamanlarda Türkiye’nin tavrı netti; devlet ağızlarından doğrudan İran halkına yönelik mesajlar geliyordu. Yani müesses nizamla muhatap, ama halkla dostane bir dil. Özellikle o dönemde kadın hakları için sokağa dökülen İranlılarla konuşurken, “Türkiye yanımızda” lafını kendi ağızlarından duymuştum. 2024’teki protestolar sırasında da, Ankara’dan gelen açıklamalarda yine aynı çizgi korundu: İran yönetimini eleştirmeden, halkla dayanışma. Bu ilkesel tutumun sebebi bence tarihi komşuluk ve sokaktaki insanı gözden çıkarmama refleksi. Diplomasi derslerinde “devletler arası ilişkide halkı ayrı tutmak” diye anlatılır ya, burada cidden uygulanıyor. Uzun vadede bu çizginin kazandırdığını, İranlıların Türkiye algısındaki sıcaklıkta net görebiliyorsun.
00