Bir menü önüme geldiğinde ilk refleksim fiyatlara bakmak. İstanbul Kadıköy'de, Bağdat Caddesi'nde oturuyorsam da, Ankara Bahçelievler'de salaş bir yerdeysem de değişmiyor. Fiyat-fayda dengesi kafamda hemen tartılıyor. Bir porsiyon köftenin 340 lira olduğu yerde, malzeme ve porsiyon büyüklüğüyle oynama şansın yoksa direkt eleniyor. Sonra hijyen geliyor; açık mutfağı olan, içi ferah ve temiz yerler bana güven veriyor. Menüde bilmediğim, daha önce denemediğim bir yemek varsa çekiniyorum, özellikle de fiyatı yüksekteyse. Büyük zincirlerde klasiklere yöneliyorum, çünkü ne geleceğini az çok biliyorum; ama aile işletmesinde "şefin önerisi" başlığı varsa bir şans veriyorum. Tatlıya yer kalırsa, fiyatı 150 lirayı geçmediyse ve yanında sunulan gerçek Maraş dondurmasıysa, kaçırmam.
00