Türkiye’nin nükleerle kurduğu bu tuhaf aşkın en yeni adımı: dördüncü ünitede reaktör şaftı montajı. 1200 megavatlık bir üniteden bahsediyoruz, öylesine değil; bu, işin tam kalbini oluşturuyor. Rus mühendislerin gözetiminde, Mersin’in sıcağında, milimetrik hata kaldırmayan bir mekanizma. Metalin bu kadar ön planda olduğu başka bir aşk hikayesi zor bulunur. Asıl soru, 2026’da hâlâ temel parça montajı yaparken, "yerli ve milli" sloganlarının neresindeyiz? Saha çalışanlarının bile "Rusça öğrenmeye gerek var mı?" diye sorduğu bir ortamda, montajın ötesini kim kontrol ediyor? Bir gün gerçekten anahtar teslim devreye alma töreninde, Türkçe konuşulan bir yönetim ekibi görecek miyiz, yoksa yine tercümanlar arasında kayıp mı olacağız?
00