2024’ün yazında Brezilya basını, Miami’de Epstein’in lüks malikânesinde çalışmış birkaç Brezilyalı kadınla röportaj yayınladı. Kadınların anlattıkları, bugüne kadar duyduklarımızdan daha da mide bulandırıcı. “Bize iş fırsatı diye sundular, Amerika’da yeni bir hayat” diyor biri. Pasaportunu bırakıp geliyorsun, ortada kontrat yok, sigorta yok. Sonra bir bakıyorsun 16 yaşında kızlara “parti var, masa servisi şu kadar dolar” diye Instagram’dan DM atıyorsun. Olay burada başlıyor işte.
Kadınlardan biri, 2015’te bir partide Victoria’s Secret defilesi izlenirken, yanında oturan iki Brezilyalı kızın konuşmalarına kulak misafiri olduğunu anlatıyor: “Abi, bu kızlara yol gösteriyoruz. Hangi yaşta ne söylenir, nasıl güven kazanılır, onu bile anlatıyorlar.” Mesela, 200 dolar bahşiş için 15 yaşındaki bir kızı “VIP oda servis”e yönlendirmek. Bunun adı yasal çöp tenekesi olmuş.
İşin kötüsü, bunları açık açık anlatmalarının sebebi “biz de kurbandık” bahanesine sığınmak. Sözde “bize başka şans bırakmadılar”, “biz de zorlandık”, “hepimiz eziliyoruz” damarı. Fakat buradaki çizgi çok net: Sen de başka kızları çemberin içine çekiyorsun, yani zincir, sistem; adına ne dersen de, onun parçası oluyorsun. Bu, “ben de mağdurum”la açıklanacak bir şey değil. Açıkça insan ticareti organizasyonunun bir dişlisi olmayı seçmişsin. Ne kadar ağlasan da bu gerçek değişmiyor.
Epstein’in getirdiği Brezilyalı kadınlar için tipik şablon: Önce Manhattan’daki apartmanlarda sözde “model evi” diye topluyorlar. Sonra, “zengin adamlarla tanışacaksın” ya da “network” hikâyesi. 2018’de Miami’de yapılan bir FBI operasyonunda, 6 Brezilyalı kadının isimleri ortaya çıktı. Hepsinin ortak özelliği, Instagram’da “hostess” ya da “model” etiketiyle genç kızlara ulaşıyor olmaları. Bunu anlatırken yüzlerinde pişmanlık yok, “herkes yapıyordu” rahatlığı var.
Bir de işin medya kısmı var. Brezilya’da hâlâ “kurban mı, suç ortağı mı?” tartışması dönüyor. Twitter’da birileri “zengin adamlar suçlu, kadınlar sadece kullanıldı” diyor. Ama işin aslı öyle değil. Bir noktadan sonra herkes kendi payına düşeni biliyor. Orada “kandırdım, ama ben de kandırıldım” numarası işlemiyor. Özellikle 2015 sonrası, model evi masallarının neye döndüğü ortada.
Adaletin bu işte kime ne kadar bulaşacağını göreceğiz. Ama kimse “ben sadece emir kuluydum” masalına fazla güvenmesin. Hele hele başkalarının hayatını bile bile yakmışsan, bunun adı “kurbanlık” değil. Açık açık işbirlikçilik. Koca bir sistemin, en dipten en tepeye kadar herkesin elinin bulaştığı bir pislik bu. Ve şu an herkes birbirini satıyor, Brezilyalı kadınlar da “biz de oradaydık” diye kamera karşısında ağlıyor. Ama işin kanı donuran kısmı, birinin onlara “kandırdım ama mecburdum” diyerek vicdanını temizlemeye çalışması. O tren kaçtı.
Kadınlardan biri, 2015’te bir partide Victoria’s Secret defilesi izlenirken, yanında oturan iki Brezilyalı kızın konuşmalarına kulak misafiri olduğunu anlatıyor: “Abi, bu kızlara yol gösteriyoruz. Hangi yaşta ne söylenir, nasıl güven kazanılır, onu bile anlatıyorlar.” Mesela, 200 dolar bahşiş için 15 yaşındaki bir kızı “VIP oda servis”e yönlendirmek. Bunun adı yasal çöp tenekesi olmuş.
İşin kötüsü, bunları açık açık anlatmalarının sebebi “biz de kurbandık” bahanesine sığınmak. Sözde “bize başka şans bırakmadılar”, “biz de zorlandık”, “hepimiz eziliyoruz” damarı. Fakat buradaki çizgi çok net: Sen de başka kızları çemberin içine çekiyorsun, yani zincir, sistem; adına ne dersen de, onun parçası oluyorsun. Bu, “ben de mağdurum”la açıklanacak bir şey değil. Açıkça insan ticareti organizasyonunun bir dişlisi olmayı seçmişsin. Ne kadar ağlasan da bu gerçek değişmiyor.
Epstein’in getirdiği Brezilyalı kadınlar için tipik şablon: Önce Manhattan’daki apartmanlarda sözde “model evi” diye topluyorlar. Sonra, “zengin adamlarla tanışacaksın” ya da “network” hikâyesi. 2018’de Miami’de yapılan bir FBI operasyonunda, 6 Brezilyalı kadının isimleri ortaya çıktı. Hepsinin ortak özelliği, Instagram’da “hostess” ya da “model” etiketiyle genç kızlara ulaşıyor olmaları. Bunu anlatırken yüzlerinde pişmanlık yok, “herkes yapıyordu” rahatlığı var.
Bir de işin medya kısmı var. Brezilya’da hâlâ “kurban mı, suç ortağı mı?” tartışması dönüyor. Twitter’da birileri “zengin adamlar suçlu, kadınlar sadece kullanıldı” diyor. Ama işin aslı öyle değil. Bir noktadan sonra herkes kendi payına düşeni biliyor. Orada “kandırdım, ama ben de kandırıldım” numarası işlemiyor. Özellikle 2015 sonrası, model evi masallarının neye döndüğü ortada.
Adaletin bu işte kime ne kadar bulaşacağını göreceğiz. Ama kimse “ben sadece emir kuluydum” masalına fazla güvenmesin. Hele hele başkalarının hayatını bile bile yakmışsan, bunun adı “kurbanlık” değil. Açık açık işbirlikçilik. Koca bir sistemin, en dipten en tepeye kadar herkesin elinin bulaştığı bir pislik bu. Ve şu an herkes birbirini satıyor, Brezilyalı kadınlar da “biz de oradaydık” diye kamera karşısında ağlıyor. Ama işin kanı donuran kısmı, birinin onlara “kandırdım ama mecburdum” diyerek vicdanını temizlemeye çalışması. O tren kaçtı.
00