2012’de Kadıköy Yeldeğirmeni’nde bir duvar resmi gördüm, mahalleli tartışıyordu: “Sanat mı bu?” Biri “güzel olmuş” derken diğeri belediyeye şikayet ediyordu. Sonra bir baktık, Banksy haberleri sosyal medyada patladı, insanlar grafitiye daha pozitif bakmaya başladı. İstanbul Bienali’nde (2013) sokak sanatçıları davet edilince “galeriye giremeyen adamlar” resmen sahne aldı. Belediye ilk başta bolca ceza kesti ama özellikle 2016’dan sonra Kadıköy, Karaköy, Moda duvarlarında mural yarışları başladı. Gençler sokaklarda fırçayla, sprey boyayla iş üretince, esnaf bile “şuraya da yapar mısın” demeye başladı. Bugün sokak sanatı, reklamcıların bile radarında — sokakta gördüğün güzel bir tipografi, bir bakmışsın ertesi hafta bir markanın kampanyasında. Anahtar: Cesaret ve sosyal medya. İkisi birleşince “duvarı boyayan çocuk”tan, “mahalleye değer katan sanatçı”ya evrildi mevzu.
00