Klasik Türk müziği dinlerken insan ister istemez kendini Topkapı Sarayı’nda gibi hissediyor. Ney sesiyle boğulup, udun tınısıyla başka bir zamana ışınlanmak gibi bir şey bu. Üsküdar Musiki Cemiyeti’nde 2016’da dinlediğim bir faslın yarısında, yanımdaki ihtiyara bakıp “Adam bir saattir gözünü kırpmıyor” demiştim. O adamın dünyasındaki o derinliği, o ketum ama bir o kadar duygulu bakışı gördüğümde, anladım ki bu müzikte şatafat yok, derinlik var. Ama sabır da şart. Beş dakika içinde “ne zaman coşacak bu?” diyerek cebine telefonuna sarılanlara göre değil.
Öte yanda, modern pop tam bir fast food. 2024’te Spotify Türkiye Top 50’ye bakınca, üç dakikalık şarkıların nakaratında herkes birbirinin aynısı. Aleyna Tilki, Zeynep Bastık, Edis… Sözler genelde ya sevgiliden ayrılmış ya da gece kulübünde dans ederek hayata meydan okuyor. Hızlı tüket, eğlen, sıkıl, geç. Hiç kimse bu şarkıları iki ay sonra hatırlamıyor, ama anı yakalıyor. Kulaklıkla yürürken havanı değiştiriyor, partide ortamı ısıtıyor. Kişilik derinliği değil, anlık gaz arayan nesil için biçilmiş kaftan.
Geleneksel Türk müziğinde makam var, usul var, her biri ayrı matematik. Rast makamından bir şarkı dinleyip ardından popa geçince, birinin elinde elmas, ötekinin elinde plastik boncuk varmış gibi. Evet, pop rahat, eğlenceli, kafanı boşaltıyor. Ama klasik müziğin verdiği o ‘ağır ol, molla desinler’ hali yok. Kadıköy’deki o eski plakçılarda 70’lik taş plakların üzerindeki isimlere bakınca, mütevazı bir gurur hissediyorsun.
Popta ise olay tamamen hız. Şarkının introsu uzarsa, “Geç!” diye ileri sarılıyor, iki kelimeyle şarkı viral olmalı. 2023’te TikTok’ta patlayan “Kalk gidelim” şarkısı mesela, büyük ihtimalle üç ay sonra kimse hatırlamayacak. Modern pop, akılda kalıcı ama unutulmak için doğmuş şarkılar ordusu.
Kısacası, derinlik isteyen, sabırlı ve kendini müziğe bırakabilen için geleneksel müzik hâlâ bambaşka bir yerde. Pop ise anı yaşamak isteyen, sabırsız, hızlı tüketime alışmış şehirli için. İkisi de Türk’ün hayatına bir şekilde sirayet ediyor ama biri bayatlamıyor, diğeri ise “bugün var, yarın yok.”
Şahsen eskiyle yeniyi karıştırıp dinlemeyi seviyorum. Sabah tramvayda Müzeyyen Senar, akşam iş çıkışı arabada Edis. Her çağın derdi başka, müzikleri de ona göre şekilleniyor. Ama bir Hicaz şarkısı kalbe dokunur, pop ise kalbe bypass yapar; gerçek bu.
Öte yanda, modern pop tam bir fast food. 2024’te Spotify Türkiye Top 50’ye bakınca, üç dakikalık şarkıların nakaratında herkes birbirinin aynısı. Aleyna Tilki, Zeynep Bastık, Edis… Sözler genelde ya sevgiliden ayrılmış ya da gece kulübünde dans ederek hayata meydan okuyor. Hızlı tüket, eğlen, sıkıl, geç. Hiç kimse bu şarkıları iki ay sonra hatırlamıyor, ama anı yakalıyor. Kulaklıkla yürürken havanı değiştiriyor, partide ortamı ısıtıyor. Kişilik derinliği değil, anlık gaz arayan nesil için biçilmiş kaftan.
Geleneksel Türk müziğinde makam var, usul var, her biri ayrı matematik. Rast makamından bir şarkı dinleyip ardından popa geçince, birinin elinde elmas, ötekinin elinde plastik boncuk varmış gibi. Evet, pop rahat, eğlenceli, kafanı boşaltıyor. Ama klasik müziğin verdiği o ‘ağır ol, molla desinler’ hali yok. Kadıköy’deki o eski plakçılarda 70’lik taş plakların üzerindeki isimlere bakınca, mütevazı bir gurur hissediyorsun.
Popta ise olay tamamen hız. Şarkının introsu uzarsa, “Geç!” diye ileri sarılıyor, iki kelimeyle şarkı viral olmalı. 2023’te TikTok’ta patlayan “Kalk gidelim” şarkısı mesela, büyük ihtimalle üç ay sonra kimse hatırlamayacak. Modern pop, akılda kalıcı ama unutulmak için doğmuş şarkılar ordusu.
Kısacası, derinlik isteyen, sabırlı ve kendini müziğe bırakabilen için geleneksel müzik hâlâ bambaşka bir yerde. Pop ise anı yaşamak isteyen, sabırsız, hızlı tüketime alışmış şehirli için. İkisi de Türk’ün hayatına bir şekilde sirayet ediyor ama biri bayatlamıyor, diğeri ise “bugün var, yarın yok.”
Şahsen eskiyle yeniyi karıştırıp dinlemeyi seviyorum. Sabah tramvayda Müzeyyen Senar, akşam iş çıkışı arabada Edis. Her çağın derdi başka, müzikleri de ona göre şekilleniyor. Ama bir Hicaz şarkısı kalbe dokunur, pop ise kalbe bypass yapar; gerçek bu.
00