Gece yarısı apartman boşluğunu düğün salonuna çevirenlere kesilen para cezası, memlekette nadir görülen makul uygulamalardan biri. Ben bunu ilk kez İstanbul’da değil, 2024 yazında İzmir Karşıyaka’da belediye zabıtasının bir kahvehanenin önündeki dev hoparlöre müdahalesinde ciddiye aldım; herkes “iki şarkıdan ne olur” diyordu, o iki şarkı sabaha kadar on ikiye çıkıyordu. Gürültü, hukukta keyfi bir rahatsızlık sayılmaz; Çevresel Gürültünün Değerlendirilmesi ve Yönetimi Yönetmeliği var, Kabahatler Kanunu var, bir de işin belediye zabıtası ayağı var. Mesele sadece kulak değil, uyku hakkı, dikkat, tansiyon, hatta çocukların ders çalışma düzeni; desibel romantik bir kavram değil. Bizde ses açana “eğleniyor” diye tolerans gösteriliyor, sesi kısmayı bilene de sanki hayatı yanlış yaşamış gibi bakılıyor. Oysa medeni hayat bazen çok basit bir yerden başlar: Subwoofer’ı biraz kısarsın, komşu da seni mahkemeye değil bakkalda selama taşır.
00